Öyle ya da böyle adını duymayan kalmadı ama hala ne olduğu ve nasıl bir şey olduğu konusundaki fikirler bir muamma. Güney Londra’nın banliyösünden, tüm dünyayı sarmalayan dubtep’in sırrı ise, yüreğinizi dağlayan sub-bass’ları.
Öyle ya da böyle adını duymayan kalmadı ama hala ne olduğu ve nasıl bir şey olduğu konusundaki fikirler bir muamma. Güney Londra’nın banliyösünden, tüm dünyayı sarmalayan dubtep’in sırrı ise, yüreğinizi dağlayan sub-bass’ları.
İlüstrasyon: Aksel Ceylan Okan Bayülgen’in son senelerde yapmakta olduğu ismi farklı, konukları da içeriği de aynı, eleştiriye kapalı program formatına bakınca, akla Türkiye’de eğlence anlayışının geçirdiği değişimler ve yeniliklerin kaçınılmaz şekilde dogmaya, tahammülsüzlüğe dönüştüğü düşüyor.
Hemen her endüstri kendi sektöründeki paradigma değişiklikleri karşısında varolan işletme modelini korumaya çalışıyor. Böylelikle eldekini kaybetmeden değişimin hemen ardından gelecek sisteme adapte olmak için zaman kazanıyor. Çaba gösteriyor. Şirketiniz hazırsa müşteriler de zaten sizi bekliyor. Adaptasyon tamamlanınca pazarın yeni koşullarından – tam anlamıyla – çuvalla para götürülüyor. İronik sürecin kâr edeni değişim karşısında hep aynı ölümcül [...]
Çok oynardık kardeşimle ben. Halıların çizgileri yol, parkelerde deniz olurdu. Saatlerce trafik yapardık halının çizgilerinde. Dev binalar olurdu, aralarında otoyollar, denizlerde yelkenliler, gemilerde yolcular… Kahretsin ne zevkliydi! Bir günün öğleden sonra uykusu; beş çayı evveli…