<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muhteviyat: Yazarlar birliği. &#187; Elif Demirci</title>
	<atom:link href="http://muhteviyat.com/author/elifdemirci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://muhteviyat.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Dec 2011 13:42:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Müzik dinlemek ya da dinlememek, işte bütün mesele bu!</title>
		<link>http://muhteviyat.com/musiki/muzik-dinlemek-ya-da-dinlememek-iste-butun-mesele-bu/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/musiki/muzik-dinlemek-ya-da-dinlememek-iste-butun-mesele-bu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 13:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[discogs]]></category>
		<category><![CDATA[istatistik]]></category>
		<category><![CDATA[last fm]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal devrim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=2461</guid>
		<description><![CDATA[
Müzik dinler misin?” diye bir soru kalmadı gibi geliyor bize, ne de olsa yaşlısı genci, her insan mutlaka ucundan kıyısından müziği dinliyor ya da dinlemeye maruz bırakılıyor. İnsanoğlunun kulakları bir şekilde ardarda dizilmiş melodilere alışmış durumda. Ama müzik dinlemek; zaten istesek de kapatamayacağımız kulaklarımızdan, çalan müziğin geçmesine izin vermek midir gerçekten? Elbette ki, biraz müzikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2462" href="http://muhteviyat.com/musiki/muzik-dinlemek-ya-da-dinlememek-iste-butun-mesele-bu/attachment/lastfm/"><img style=' float: left; padding: 4px; margin: 0 7px 2px 0;'  class="alignleft size-full wp-image-2462" title="lastfm" src="http://muhteviyat.com/files/2011/12/lastfm.jpg" alt="" width="600" height="250" /></a></p>
<blockquote><p>Müzik dinler misin?” diye bir soru kalmadı gibi geliyor bize, ne de olsa yaşlısı genci, her insan mutlaka ucundan kıyısından müziği dinliyor ya da dinlemeye maruz bırakılıyor. İnsanoğlunun kulakları bir şekilde ardarda dizilmiş melodilere alışmış durumda. Ama müzik dinlemek; zaten istesek de kapatamayacağımız kulaklarımızdan, çalan müziğin geçmesine izin vermek midir gerçekten? Elbette ki, biraz müzikle ilgilenince, yani dinlediğniz grupları kategorilendirmeye, onların konser tarihlerini takip etmeye, grup üyeleriyle ilgili dedikoduları okumaya başladıysanız, bu müzik dinleme işinin virüsüne sahipsiniz demektir.</p></blockquote>
<p>İçinde bulunduğumuz seneden 10 x geriye gittiğinizde bile, dünyanın teknoloji sayesinde nasıl evrildiğini algılayabilirsiniz. Üstelik bu hızın sabit bir hız olmadığını, her geçen sene üzerine eklemlenen yeni bir teknolojik devrim ile arttığını fark edeceksiniz. Yani kısacası, hiç kimse önümüzdeki seneye kadar dünya üzerinde ne olabileceğini kestiremiyor. Çünkü biliyoruz ki her an birileri Japonya’dan robotların dünyayı ele geçirdiğini ilan edebilir ya da ilk klonlarla muhattap olmamız gerekebilir. Ne de olsa artık iktidar yer değiştirdi ve hepimiz elimizdeki teknolojinin gücüne göre aslında birer Tanrı’yız.</p>
<p>İşte tüm bu gelecek parodileri arasında aslında yıllardır bizi tutan ve tutmaya devam edecek olan “müzik” de, kavram ve yöntem olarak anlam değiştirmeye başladı. Malum, hepimiz MP3 döneminin tamamen farkındayız. Dijital müziğin, yıllar boyunca süregelen klasik müzik enstrümanlarına kafa tutmasına artık kimse şaşırmıyor. Hatta bir çıkış yolu bulmak adına olsa gerek, yıllardır sesine aşina olduğumuz analog enstrümanlar , yeni akranları dijitaller ile bir araya geliyorlar. Fakat konumuz “müziğin evrimi” değil, “müziğin sosyal evrimi”.</p>
<p>“Müziği var olduğu noktadan alıp, başka bir yere taşıyan güç ne oldu?” derseniz, karşımıza çıkacak iki kavram var; internet ve küreselleşme. Yaklaşık son birkaç senedir, artık günlük kullanıma da açılmış olan internet sayesinde sahip olduğumuz bilgileri aktarma şansına sahip olduk; bir anlamda iletişimimiz güçlendi. Bilginin aktarılması ve sahip olunan bilginin insanlar arasında iletişim formülüyle açıklanması dahilinde, müzik dinlemek artık iletişimizi güçlendirmek için de öncelikli uğraşlardan biri haline geldi. İnter-aktivitenin yüksek olduğu müzik dinleme eylemindeki sorunlara yeni teknoloji olanakları sunan Last FM ise, krallık mertebesine yükseldi.</p>
<p>Şimdi kısa bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz ve ilk PC’lerimize ve yeni versiyon cillop gibi Winamp’lerimize gidiyoruz. Kazaa’nın, Audiogalaxy’nin henüz kanunlarla alt edilmediği günlere&#8230; O zamanlar müzik paylaşmak için uygun olan “Ne dinliyorsun?” sorusunu soran bizlerin, zaman içinde “Last FM’deki nick’in ne?” sorusuna dönüşeceğini bilmediği günlerdi. Arkadaş buluşmalarında bilgisayar başında oturulur, şen şakrak müzikler dinlenirdi. Dinlediğimiz her MP3’ün ayrı bir değeri vardı gözümüzde, her bir playlist için saatler harcanırdı. İlgilendiğimiz müziği anlatmak için ICQ info’ları doldurulur, IRC’de müzik komüniteleri oluşturuldu.</p>
<p>Nostalji bir yanda, bugün müzik dinlemenin tadı, eskisine oranla fazlasıyla değişti. Öncelikli olarak müziğin teknolojiden devraldığı yeni oyuncaklar ile icrası, sonraları da müzik paylaşımının yasalarla olan barışıklığı sayesinde bilgisayarımızda dönen müziğe dair her türlü olayın “log”u tutulmaya başlandı. Bunun için atılması gereken ilk adım ise “Audioscrobbler”dan haberdar olmak, zaten haberdar olur olmaz da üye olmak. “Nedir peki tüm bu çaba, tüm bu aktarım?” demeden önce, isyanımızı bir kenara koyup Last FM’den, yani müziğin sosyalize “levelup”ından bahsedelim.</p>
<h3>Sosyal müzik teknolojisinin oyun alanı</h3>
<p>Hikaye şöyle başlıyor; bundan yıllar evvel müzik daha enstrümanda telken, bugün müdahale edebildiğimiz, üretebildiğimiz, paylaşabildiğimiz bir zevk sahası. Last FM, yani “sosyal müzik &#8211; teknoloji platformu”, müziğin paylaştırılması ve incelenmesi adına atılmış önemli bir adım. Bu hikayenin diğerlerinden farkı ise, teknolojinin her geçen gün sunduğu yeni sistemleri (blog, tag..vs) müzik komünitesine entegre etmeyi akıl etmesi.</p>
<p>Bu platformda var olabilmek için çok fazla bir şeye ihtiyacınız yok. Öncelikle kendinize bir “kullanıcı adı” ve bunun dahilinde bir “profil” belirlemeniz gerekiyor. Daha sonra da sürekli olarak bilgisayarınızdan müzik dinlediğiniz programa, Last FM’e data taşıyacak bir eklenti kurmanız gerekiyor. Tüm bu işlemlerin sonunda kendinizi bu sisteme adamış birey olarak kabul edebilirsiniz. Last FM kendisini kullanıcı bilgileri üzerinden oluştururken, sizin yapmanız gereken sadece müzik dinlemeye devam etmek. Kalanını Last FM, sisteminde oluşturduğu yazılımla ortaya istatistiksel olarak döküyor. Yani müzik dinlemeyi sosyal ve istatistiksel bir platforma dönüştürüyor. Bu sayede öncelikle kullanıcı olarak kendinizin istatistiksel müzik dinleme bilgisine ulaşabiliyorsunuz; ki bir hafta içinde hangi track’leri obsesyon katsayınızla çarpmışsınız, hangilerinden artık baymaya başlamışsınız, bir hafta boyunca en çok hangi albümlerle haşır neşir olmuşsunuzu görebiliyorsunuz. Ama işin asıl heyecanlı kısmı, diğer istatistikler arasındaki link’ler. Yani Last FM’in buradaki konumu, kullanıcının sunduğu bilgiyi uygun bir arayüze oturtmayı başarbilmek. Bu korkunç başarılı işleyen sistem karşısında, “discogs.com” gibi yıllarca müzik severlere hizmet etmiş birçok dizin anlamsızlaşıyor. Hatta müzikle ilgili bir sorusu olanlar öncelikle Last FM’i ziyaret edip, kendi müzikal obsesyonlarına ortak buluyorlar. Sonuç olarak akla gelen ilk soru ise, “Nike’ın yıllar önce spora yaptığını Last FM müzik için mi yapıyor?” oluyor.</p>
<h3><img style=' float: left; padding: 4px; margin: 0 7px 2px 0;'  class="alignleft size-full wp-image-2463" title="last" src="http://muhteviyat.com/files/2011/12/last.jpeg" alt="" width="400" height="299" />Last FM müziğin nesi?</h3>
<p>Last.fm’de biraz vakit geçirdiğinizde, bağımlısı olmamanız mümkün değil. Dinlediğiniz her türlü müziğin istatistiği tutma beceresine sahip bu platform, yalnızca size ait bilgileri kategorilendirmekle kalmıyor, aynı zamanda sizin gibi insanları ve sizin dinlediğiniz müziklere benzer müzikleri de önünüze seriyor. Bu demek oluyor ki, “siz bilgisayarınızdan müzik dinlemeye devam edin, biz de size bir sonraki müzik tercihinizi söyleyelim.” Peki ya bu mümkün mü?</p>
<p>İstatistiksel verilerle aslında mümkün olduğunu itiraf etmek gerekir. Çünkü insan-müzik-internet üçlüsünün arasında giren sadece “gerçek insan”larla sosyalize olmaksa,  -teknoloji sağ olsun(?) bundan zamanla vazgeçiyoruz- Last FM de bunun farkında, “google” kadar korkutucu olmayan, samimi ve başarılı bir oluşum.</p>
<p>Şimdi gelelim broadcasting’e, yani müziğin kullacılara “internet üzerinden” sunulmasına. Buna kimsenin karşı çıktığı yok; aksine bir albümün içerdiği tüm lezzetleri bir Last FM player’ı ile tadabiliyorsunuz. Şimdilik plak şirketleri de bu yeniliğin önünü kapatmaya çalışmıyor. Çünkü artık herkes teknolojinin paylaşıma yönelik atağının farkında ve önüne geçme akılsızlığında bulunmuyor. Medya paylaşımı için hergün yeni bir haber duyuran cep telefonu teknolojisinden tutun da, derimizin altına yerleştirebileceğimiz broadcasting sistemlerine kadar paylaşım pompalanıyor.</p>
<p>Bütün bunların sonucunda bize kalan tek sosyal çaba ise, müzik zevkimizi ve seçimlerimizi insanlarla iletişim kurmak için Last FM’e bağışlamak oluyor. Sonrasını Last FM bizim için kategorize ediyor zaten. Tıpkı blogging gibi ya da tıpkı matchmaking gibi birileri kimi “yazılım”larla bizler için çalışıyor, Last FM’in çıkış sorusu olan “ne dinlersin?” ise sosyal toplumda tuzla buz oluyor.</p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/musiki/muzik-dinlemek-ya-da-dinlememek-iste-butun-mesele-bu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2011/12/lastfm-150x150.jpg" length="6572" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Beyin Dalgalarıyla Oyun Oynamak</title>
		<link>http://muhteviyat.com/bilim/beyin-dalgalariyla-oyun-oynamak/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/bilim/beyin-dalgalariyla-oyun-oynamak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2011 16:01:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[beyin dalgaları]]></category>
		<category><![CDATA[EEG]]></category>
		<category><![CDATA[emotiv]]></category>
		<category><![CDATA[epoc]]></category>
		<category><![CDATA[hans berger]]></category>
		<category><![CDATA[neurosky]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=2382</guid>
		<description><![CDATA[
İnsanlar uzun süre fareler, “joystick”ler, klavyeler, mikrofonlar, dokunmatik yüzeyler aracılığıyla  bilgisayarlarla iletişim kurmanın yollarını aradı. Fakat tüm bu arayüzler, kas sisteminin hareket ettirilmesine dayalıdır. Oysa her zaman böyle olmak zorunda değildir. Bazen hiç umulmadık bir ölçüm, farkında olmadığımız verilerin ortaya çıkmasını sağlayabilir. İşte o zaman da görünmez veriler, örneğin beyin dalgaları, EEG (Elektroensefalografi) cihazlarının gelişmesiyle nesne kontrolünden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://muhteviyat.com/files/2011/06/emotiv_11.jpg" rel="lightbox[2382]"><img class="alignnone size-full wp-image-2381" title="emotiv_1" src="http://muhteviyat.com/files/2011/06/emotiv_11.jpg" alt="" width="615" height="230" /></a></p>
<blockquote><p>İnsanlar uzun süre fareler, “joystick”ler, klavyeler, mikrofonlar, dokunmatik yüzeyler aracılığıyla  bilgisayarlarla iletişim kurmanın yollarını aradı. Fakat tüm bu arayüzler, kas sisteminin hareket ettirilmesine dayalıdır. Oysa her zaman böyle olmak zorunda değildir. Bazen hiç umulmadık bir ölçüm, farkında olmadığımız verilerin ortaya çıkmasını sağlayabilir. İşte o zaman da görünmez veriler, örneğin beyin dalgaları, EEG (Elektroensefalografi) cihazlarının gelişmesiyle nesne kontrolünden oyun sektörüne kadar makinelere müdahele edebilmeye imkân sağlar.</p></blockquote>
<p>Beyin dalgalarının keşfi 1924 yılına dayanır, fakat Hans Berger’i bu meraka sürükleyen çok önceleri yaşadığı garip bir deneyimdir. Hans Berger, astronomi eğitimi sırasında okulu yarıda bırakıp askeri bir göreve başlamaya karar verir. Bir gün, süvarilerle birlikte antrenman yaparken Berger’in atı şahlanır ve tam da topçunun önüne tehlikeli bir şekilde düşer. Ciddi bir zarar almasa da, titreyerek olayın şokunu atlatmaya çalışırken, çok uzaklarda olan kız kardeşi aynı anda onun tehlikede olduğunu sezip babasına telgraf göndermeleri için ısrar etmektedir. Berger, kız kardeşinin sezgilerinden fazlasıyla etkilenir ve telapatiye takıntılı bir ilgi duymaya başlar.</p>
<p>1897 yılında Jena Üniversitesi’nde doktorasını tamamlar ve 1906 yılında profesör olup üniversitenin psikiyatri ve nöroloji kliniğinin başına getirilir. Uzunca bir süre insan beyni üzerinde ölçümleme yaparak sağlıklı verilere ulaşmanın yollarını arar. 1924 yılında, Hans Berger insan beyninden ilk kez EEG (elektroensefalografi) kayıtlarını almayı başarır ve bu kayıtlar sayesinde beyinde birden fazla dalga boyu olduğunu da keşfeder. Berger ilk olarak, insanın rahatlamışken ve gözlerini kapattığında yaydığı 8-12 Hz arasındaki Alfa frekansını bulur. Bu dalga, aynı zamanda Berger Dalgası olarak da bilinir.  Berger’in ilk kayıt cihazı oldukça ilkeldir. Kayıt alabilmesi için, hastaların kafalarına gümüş teller yerleştirmesi gerekir ki, bu da oldukça zahmetli bir yöntemdir. Günümüzde bu teller çok daha gelişmiş alıcılara dönüştürülmüştür. Berger, yerleştirdiği bu gümüş alıcıları Lippmann Capillary Elektrometre’ye bağlar, fakat istediği sonuçlara bir türlü ulaşamaz.</p>
<p>Daha sonradan piyasaya çıkan Siemens’in galvanometresi voltun 10.000’de biri gibi çok daha kesin sonuçları ortaya çıkardığında, beynin sır kapıları aralanmaya başlar. Berger, elde ettiği verileri beyin hasarı yaşayan hastalarını analiz etmek amacıyla kullanır. Fakat, basit etkileşimler için beyin dalgalarından tam anlamıyla yararlanılması 1970’li yılları bulur. Beyin dalgarıyla kontrol meselesine en çok ilgi gösteren Amerikan hükümetinin Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA) olur. Vizyonları, askeri görevler esnasında beyin dalgalarıyla makineleri yönetebilmektir. Dolayısıyla, bu alanda en çok yatırım yapanlardan biri de yine ARPA olur.</p>
<h2><a rel="attachment wp-att-2383" href="http://muhteviyat.com/bilim/beyin-dalgalariyla-oyun-oynamak/attachment/ukj_psy_hist_pers_berger-hans_07/"><img style=' float: left; padding: 4px; margin: 0 7px 2px 0;'  class="size-full wp-image-2383 alignleft" title="Hans Berger" src="http://muhteviyat.com/files/2011/06/UKJ_Psy_Hist_Pers_Berger-Hans_07.jpeg" alt="" width="320" height="240" /></a><span style="font-weight: normal;">BBA (Beyin Bilgisayar Arayüzleri) Nedir?</span></h2>
<p>BBA (Beyin Bilgisayar Arayüzleri), beyin dalgalarıyla makineler arasında iletişim sağlayabilecek cihazların tümüne verilen isimdir. Bu cihazlar sayesinde, beynin ürettiği sinyaller örüntü ve sınıflandırma yöntemiyle kolaylıkla analiz edilebilir. Fakat, beyindeki 100 milyar sinir hücresinin birbiriyle ilişkisini anlamak ya da zihnin çalışma ilkelerini taklit edebilmek için gelişmiş bilgisayarların tarih sahnesine girmesini beklemek gerekecektir.</p>
<p>Beyin Bilgisayar Arayüzü kavramını tarihte ilk kullanan 1973 yılındaki çalışmasında EEG sinyallerini algılayıp örüntüler üzerinden çözümleme yapılabileceğini ortaya koyan Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCLA) bilgisayar bilimleri profesörü Jacques J. Vidal olur. Vidal, EEG sinyallerini analiz ederek belirli veriler üzerinden bilgisayara hareket komutları verebilen bir sistem tasarlamıştır.</p>
<p>1970’li yıllarda Kaliforniya Üniversitesi’ndeki Ulusal Bilim Vakfı ve ARPA’nın desteğiyla beyinbilgisayar arayüzlerine dair ciddi araştırmalar başlatılır. Beyin dalgalarını okuyabilmek, özellikle duyma, konuşma ve hareket bozukluğu yaşayanlar için umut vaat eden bir yöntem olur. Beynin, sonradan yerleştirilen alıcılara yanıt verebilmesi ve esnekliği (plastisitesi) sayesinde uyum sağlayarak doğal işlemlerini sürdürebilmesi, bu alanın hızla gelişmesine de imkân tanır. Nöroprostetik ( beynin içerisine yerleştirilen protezler ) cihazların insan beynine yerleştirilerek kullanılması ise 1990’lı yılları bulur.</p>
<h2>Maymunlar, Robot Kolları Kontrol Ederken</h2>
<p>Motor davranışları kontrol eden motor korteks nöronlarının uyarılması için beynin işlevlerinin de keşfedilmesi gerekir. Bu nedenle, beyne yaklaşırken disiplinlerarası tarihsel gelişime ihtiyaç duyulması da kaçınılmazdır. 1980’li yıllarda John Hopkins Üniversitesi Bilişsel Bilimler Merkezi’nin yöneticisi profesör Apostolos Georgopoulos, resus maymunları üzerinde motor kortekse dair birçok deney gerçekleştirir. Amacı maymunların motor korteks nöronları ve elektriksel tepkileri arasındaki matematiksel ilişkiyi bulmaktır.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="349" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/wxIgdOlT2cY?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/v/wxIgdOlT2cY?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Georgopoulos, maymunların kollarını hareket ettirdikleri yönün aslında bir kosinüs fonksiyonuna bağlı olduğunu ortaya çıkarır. Aynı zamanda, dönemin teknik olanakları beynin tek bir bölgesinden kayıt almaya imkân tanımasına rağmen, motor davranışların beynin farklı bölgelerine dağılmış nöron grupları tarafından kontrol edildiğini ortaya atan ilk bilim insanıdır.  1990’lara gelindiğinde, BBA üzerine çalışmalar da hız kazanır. Hem teknolojik imkânların el vermesi, hem de beyne dair verilerin güçlenmesiyle motor davranışların ve görme sistemlerinin keşfine dair çok önemli atılımlar gerçekleşir. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden sinirbilim profesörü Richard Andersen, Brown Üniversitesi’nden sinirbilim profesörü John Donoghue, Neural Signals Inc. şirketinin kurucu ve yöneticisi Philip Kennedy “maymun düşüncesini okumak” fikriyle öne çıkan Brezilyalı bilimci Miguel Nicolelis ve Minnesota Üniversitesi’nden nörobiyoloji profesörü Andrew Schwartz tarafından kurulan araştırma grupları, karmaşık motor davranışları kontrol eden farklı nöron grupları üzerinde çalışır.</p>
<p>Philip Kennedy ve çalışma arkadaşları maymunlara yerleştirdikleri elektrotlarla ilk kabuk içi (intracortical) beyin-bilgisayar arayüzünü oluşturmayı başarır. Bu çalışmalardan ilham alan Kaliforniya Üniversitesi’nden sinirbilim profesörü Yang Dan ve çalışma arkadaşları, 1999 yılında kediler üzerinde yapılan deneylerde görme işleminin beyindeki nöron karşılıklarını bulur. Algı merkezlerinden biri olarak tanımlanan “talamus” bölgesine yerleştirdikleri elektrotlarla 177 beyin hücresinin retinadan gelen sinyalleri nasıl işlediğine dair çok önemli sonuçlar elde ederler. Deney sırasında kısa filmler gösterilen kedilerin nöron ateşlemeleri kaydedilir.</p>
<p>Matematiksel filtreler kullanan ekip, kedilerin gördüğü hareket eden nesnelerin ve tanımlanabilir sahnelerin şifrelerini çözer.  İnsanlar üzerine benzer sonuçlar, Brezilyalı araştırmacı Miguel Nicolelis’in çalışmalarına dayanır. Beynin büyük bir alanına çoklu elektrotlar yerleştiren Nicolelis, sinyallerin anlamlarını ve neyi temsil ettiklerini bulmayı hedefler. İlk çalışmalarını fareler üzerinde yapan Nicolelis ve çalışma arkadaşları, maymunların robotik kolları kontrol edebileceği ilk beyin-bilgisayar arayüzlerini de oluşturan ekiptir. Çalışmaları, maymunların yakalama ve ulaşma gibi  gelişmiş el yeteneklerini kullanarak, robot kollarını hareket ettirmeye yöneliktir. Böylece maymunların, sadece beyin dalgalarıyla robot kollarını hareket ettirmesine de imkan sağlar.</p>
<h2>BBA Nasıl Çalışır?</h2>
<p>BBA’ların yapılması, beynin yaydığı sinyalleri okuyabilen alıcıların kullanıldığı EEG cihazları sayesinde mümkün olmuştur. Beyinde iki türlü iletişim vardır: Kimyasal ve elektriksel. Her ikisinin de izlenebilir etkileri vardır ve bu verileri EEG aracılığıyla elde etmek de pekâlâ mümkündür. BBA beyindeki elektriksel hareketlerle ilgilenir; bu elektriksel hareketler, nöronların eylem potansiyellerinin tetiklenmesi ve aksonlar boyunca iletilmesi ile ortaya çıkar. Kafatası üzerine yerleştirilen sensörler, beynin içerisinde gerçekleşen bu elektriksel etkinliği tespit edebilir. Fakat bu sinyallerin tespit edilmesi, bir EEG verisinin etkin olarak bir arayüzde kullanılması için elbette  yeterli değildir.</p>
<p>Beyin, bir gürültü havuzudur. Elektriksel aktivitelerden elde edilen veriler, sanılacağı gibi bir fotoğraf makinesiyle elde edilmiş gibi net ve berrak değildir. Aksine, okuması oldukça güç ve müthiş gürültülü dalgalarla karşılaşmak çok olasıdır. Bu nedenle, sinyallerin işlenmesi ve okunabilmesi için bilim insanları çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Örüntü tanımlama ve sınıflandırma adı verilen bu yöntemler, bir önişlem olarak da düşünülebilir. Beyin verisi sinyali alındıktan sonra, bu bilginin içindeki örüntüler tanımlanır ve toplanan verileri çözümlemek için yıllar boyunca geliştirilmiş çeşitli algoritmalar uygulanır. Böylece beyin dalgaları  tanımlanabilir bir veriye dönüştürülür ve çeşitli arayüzler aracılığıyla kullanılabilir duruma gelir.</p>
<h2>Beyin ve Dalga Boyları</h2>
<p>EEG cihazları, beyin dalgalarını frekans aralıklarına göre okur. Bu frekanslar:  <img class="size-full wp-image-2384 alignnone" title="Beyin Dalgaları Şeması" src="http://muhteviyat.com/files/2011/06/Picture-1.png" alt="" width="370" height="477" /></p>
<h2>Beyin Dalgalarıyla Robotik Kontrol</h2>
<p>2000’ler maymunların kontrol kolu kullanarak bir yiyeceğe ulaşabildiği arayüzlerin geliştirildiği dönemler olur. Gerçek zamanlı ya da internet protokolü üzerinden çalışan BBA sayesinde, maymunlar hareket eden kolu görmeseler ya da herhangi bir geri bildirim almasalar da robot kolu istenildiği gibi hareket ettirebilir duruma gelmişlerdir. Bu da açıkdöngülü BBA modellerinin ilk örneklerinin ortaya çıktığı anlamına gelir. Özellikle Kaliforniya-Berkeley Üniversitesi’nde elektrik mühendisliği dalında Asistan Profesör olarak görev yapan Jose Carmena ve çalışma arkadaşları, maymunların robot kolları kullanarak istenilen nesneye ulaşma ve kavramalarını sağlayan sinirsel programlamaları sayesinde, beyin bilgisayar arayüzlerinde çığır açan bir dönemi başlatmıştır.</p>
<p>Aynı dönemde Duke Üniversitesi Nörobiyoloji Bölümü’nde araştırmacı olarak çalışan Mikhail Lebedev de beyin ağlarının ve dudak hareketlerinin okunmasıyla çok daha yeni bir robotik dönemin yolda olduğunun habercisi olur.  BBA teknolojisinin en problemli taraflarından biri, alıcıların beyin sinyallerine dair güvenilir, kesin ve sağlam bilgiler vermekten henüz yoksun olmasıdır. İnsan metabolizmasının değişimi bile bu sinyallerin verilerini etkilemek için yeterli bir sebeptir. Dolayısıyla, önümüzdeki 20 yılda çok daha güçlü alıcıların üretilmesi ve BBA kullanılarak yeni iletişim yöntemlerinin geliştirilmesi öngörülüyor. Fakat şimdilik, laboratuvardan çıkıp halkın tüketimine ulaşan farklı iki cihaz var: Emotiv Epoc ve Neurosky Mindset.</p>
<h2>Emotiv Systems: Epoc Headset:</h2>
<p>Emotiv Systems, EEG teknolojisini kullanarak BBA’lar üzerinde çalışan Avustralya merkezli bir şirket. 2003 yılında sinirbilim profesörü Alan Snyder, yonga tasarımcısı Neil Weste ve teknoloji girişimcisi Tan Le tarafından kuruldu. Özellikle oyun sektörü için çığır açıcı bir teknoloji olarak öne sürdükleri Epoc’un bilim kurgu filmlerini andıran tasarımı, Sydney merkezli, endüstri ürünleri tasarlayan 4Design’a ait. Yüz hareketlerini ve beynin farklı 4 dalgasını algılayabilen Epoc için, aynı zamanda açık kaynaklı uygulama geliştirmek de mümkün.  Epoc’ta 14 elektrot (standart tıbbi EEG cihazının üzerinde 19 adet bulunur) ve kafa hareketlerini ölçmek için bir de jiroskop (gyroscop) var. Cihazın en problemli tarafı, düşüncelerinize uyum gösterebilmesi için bir süre egzersiz yapmanızı gerektirmesi. Epoc,  çeşitli kategorilerde birbirinden farklı veri elde edebiliyor. Bunlar:<br />
<strong><a rel="attachment wp-att-2400" href="http://muhteviyat.com/bilim/beyin-dalgalariyla-oyun-oynamak/attachment/emotiv-epoc-2/"><img style=' float: left; padding: 4px; margin: 0 7px 2px 0;'  class="alignleft size-full wp-image-2400" title="emotiv-epoc-2" src="http://muhteviyat.com/files/2011/06/emotiv-epoc-2.jpeg" alt="" width="300" height="300" /></a><br />
1. Bilinçi Düşünceler:</strong> Farklı 12 hareket düşünüyorsunuz. Bunlar sağ, sol, aşağı, yukarı, ileri ve yakınlaşmak (zoom) olmak üzere 6 farklı yön hareketi ve saat yönüne, saat yönünün tersine, sağa, sola, ileriya ve geriye eğilmek olmak üzere 6 farklı dönüş hareketi. Cihaz ayrıca Mu (µ) frekanslarının da (8-13hz arasındaki dalga boyu)  okunmasıyla görsel sinyali de tanımlayabilme yeteneğine sahip.<br />
<strong><br />
2. Duygular: </strong>Epoc heyecan, sıkıntı, hayal kırıklığı gibi duygu durumlarını da ölçebiliyor. Duyguların isimleri her ne kadar durumu berrak bir şekilde tanımlayamasa da, şimdilik güçlü bir iddia olarak sistemin tanımları arasında yer alıyor. Henüz firma tarafından böyle bir uygulamanın kanıtı gösterilebilmiş değil.<br />
<strong><br />
3. Yüz Hareketleri: </strong>Yüz hareketlerinin okunması, beyin dalgalarının okunmasıyla değil EEG alıcılarının yüz kaslarının hareketlerini tespit edebilmesiyle mümkün oluyor. Epoc kaş ve kirpik pozisyonları, gözün yatay düzlemdeki hareketleri, gülümseme, gülme, yüzü sıkma ve sırıtma gibi hareketleri algılayabiliyor. Emotiv Systems, ürünün bir sonraki sürümüne daha fazla yüz hareketi eklemeyi düşünüyor.<br />
<strong><br />
4. Kafa Hareketleri:</strong> Kafanın döndürülmesini okumak henüz cihazın yetenekleri arasında değil. Ölçme, daha çok kafanın rotası ve bulunduğu noktaya dair yapılabiliyor. Bu da, Epoc’un içine yerleştirilmiş bir jiroskop sayesinde oluyor. Emotiv’in Epoc teknolojisiyle yapabilecekleriniz aslında yepyeni dünyalara açılmanızı sağlayabilir. Onlar her ne kadar oyun endüstrisi üzerine odaklanmış olsalar da, şimdiden cihazı kullanarak müzik yapmak, bulunulan ortamın ışıklarını kısıp açmak dahil olmak üzere birçok deneme yapılmış durumda. Dolayısıyla beyin dalgalarını kullanarak çok çeşitli deneyler yapma imkânı artık evlerimize kadar ulaşmış durumda. Üstelik bunun için çok ciddi bir bilimsel altyapıya da gerek yok. Emotiv Systems dışında, beynin yalnıca farklı 2 dalgasını ölçerek oyun sektöründe isim yapmaya çalışan bir başka firma daha var: Neurosky.</p>
<h2>NeuroSky: MindSet:</h2>
<p>NeuroSky’ın Mindset adını verdiği teknolojisi, Emotiv’in aksine çok daha basit bir tasarıma ve teknolojiye sahip olmasına rağmen, çok büyük bir oyun firmasıyla işbirliği sayesinde piyasada çok daha hızlı adını duyurmuş durumda. Özellikle, StarWars markası altında ürettiği ve alfa-beta dalgaları arasındaki konstrasyona yönelik ölçüm uygulayan “Star Wars Force Trainer” adlı oyuncağıyla yeni nesil çocukların kafasında yer etmeye başladı bile.  <a rel="attachment wp-att-2399" href="http://muhteviyat.com/bilim/beyin-dalgalariyla-oyun-oynamak/attachment/braincontrol2-1/"><img style=' float: left; padding: 4px; margin: 0 7px 2px 0;'  class="alignleft size-full wp-image-2399" title="BrainControl2-1" src="http://muhteviyat.com/files/2011/06/BrainControl2-1.jpeg" alt="" width="266" height="400" /></a>NeuroSky, 2004 yılında San Jose’de Stanley Yang tarafından kurulan, Kaliforniya merkezli bir BBA şirketi.</p>
<p>Bünyesinde iş adamlarından mühendislere, bilim insanlarından araştırmacılara kadar çok çeşitli insanlar çalışıyor. Amaçları da EEG teknolojisini kullanarak hem çok uygun fiyatlara satın alınabilir bir cihaz yaratmak, hem de oyun ve oyuncak sektörüne girerek yeni nesil çocuklara “joystick”ler yerine alternatif bir arayüz sunmak. Şimdilik ürünlerini doğrudan kullanıcılara satmayı düşünmüyorlar. Bunun yerine ürün geliştiricilere ve lisanslı yazılım uygulamacılarına yönelmiş durumdalar. Fakat piyasaya çıkardıkları farklı iki oyuncak aracılığıyla bu ürüne ulaşmak mümkün.</p>
<h3>Neurosky Teknolojisi Mindset Nasıl Çalışıyor?</h3>
<p>ThinkGear, tüm NeuroSky ürünlerinin içinde yer alan ve beyin dalgalarını okumaya yarayan bir teknoloji. Alna yerleştirilen bir alıcı, veriyi işleyen tümleşik bir çipten ve kulakları referans bölgesi olarak alan bir kulaklıktan oluşuyor. İnsanın dikkat ve meditasyon hallerine “eSenses” adını veren Neurosky, beyin dalgalarını ThinkGear çipi sayesinde okuyabiliyor.  ThinkGear’ın içindeki eSenses algoritmaları, beyindeki dikkat ve meditasyon halindeki dalga frekanslarını okuyarak çalışıyor ve aldığı bilgiyi sayısal bir sinyale dönüştürerek işliyor. Sonrasında, sinyaller genellikle bilgisayara olmak üzere çeşitli cihazlara aktarılabiliyor.</p>
<p>Tüm sistemin çalışmasını sağlayan ara birim olan MindSet, aynı zamanda beyin dalgası verilerini (kas hareketleri de dahil olmak üzere) aktarabilme yeteneğine sahip. Bu tür veriler, bir EEG cihazının algıladığı tüm dalga boylarını içeriyor (alfa, beta, teta, gama) ve çoğunlukla ürün geliştiriciler tarafından kullanılıyor.</p>
<p><em>Bu yazı <strong>Bilim ve Teknik </strong>dergisi 2011 Nisan sayısında yayınlanmıştır. Tüm hakları <strong>Bilim ve Teknik</strong> dergisine aittir. </em></p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/bilim/beyin-dalgalariyla-oyun-oynamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2011/06/emotiv_1-150x150.jpg" length="4320" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Soundcloud Video Interviews</title>
		<link>http://muhteviyat.com/roportaj/soundcloud-video-interviews/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/roportaj/soundcloud-video-interviews/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 17:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[English]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[alexander ljung]]></category>
		<category><![CDATA[david noel]]></category>
		<category><![CDATA[soundcloud]]></category>
		<category><![CDATA[video interview]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=2231</guid>
		<description><![CDATA[Soundcloud, a platform for music professionals or a music cloud of Internet? If you ask them, after a million users, they define themselves as an audio platform for everyone who needs to work with audio.
Commenting on sound waves, embedding wherever you like and using a brilliant API. That&#8217;s what we have always expected from any [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Soundcloud, a platform for music professionals or a music cloud of Internet? If you ask them, after a million users, they define themselves as an audio platform for everyone who needs to work with audio.</p>
<p>Commenting on sound waves, embedding wherever you like and using a brilliant API. That&#8217;s what we have always expected from any music service. Thanks to Soundcloud, we do have it right now and i bet all the users are happy to talk about hi-hats or basslines.</p>
<h2><strong>Alexander Ljung, Soundcloud Founder<br />
</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="600" height="338" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=15158630&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=0&amp;fullscreen=1&amp;autoplay=0&amp;loop=0" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="338" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=15158630&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=0&amp;fullscreen=1&amp;autoplay=0&amp;loop=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></h2>
<h2><strong>David Noel, Communication Manager<br />
</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="600" height="338" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=15063595&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=0&amp;fullscreen=1&amp;autoplay=0&amp;loop=0" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="338" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=15063595&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=0&amp;fullscreen=1&amp;autoplay=0&amp;loop=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></h2>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/roportaj/soundcloud-video-interviews/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2011/01/Picture-1-150x150.png" length="42591" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Mind Blowing Generative Artist, Paul Prudence</title>
		<link>http://muhteviyat.com/teknoloji/mind-blowing-generative-artist-paul-prudence/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/teknoloji/mind-blowing-generative-artist-paul-prudence/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 11:30:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[English]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[data is nature]]></category>
		<category><![CDATA[generative art]]></category>
		<category><![CDATA[paul prudence]]></category>
		<category><![CDATA[syneasthetic art]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=2162</guid>
		<description><![CDATA[
Paul Prudence is an artist and real-time visual performer working with generative / computational systems, audio responsive visual feedback and processed video. He is particularly interested in the ways in which sound, space and form can be synthaesthetically amalgamated. He is a writer, researcher and lecturer in the field of visual music, process art, and [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2163" title="paul-pru" src="http://muhteviyat.com/files/2010/07/paul-pru.jpg" alt="" width="600" height="250" /></p>
<p><a href="http://www.transphormetic.com/" target="_blank">Paul Prudence </a>is an artist and real-time visual performer working with generative / computational systems, audio responsive visual feedback and processed video. He is particularly interested in the ways in which sound, space and form can be synthaesthetically amalgamated. He is a writer, researcher and lecturer in the field of visual music, process art, and computational design. (<a href="http://dataisnature.com/?page_id=148" target="_blank">dataisnature.com</a>)</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="500" height="375" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="data" value="http://www.flickr.com/apps/video/stewart.swf?v=1.172" /><param name="flashvars" value="intl_lang=en-us&amp;photo_secret=56a6567d04&amp;photo_id=2402017669&amp;show_info_box=true" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="src" value="http://www.flickr.com/apps/video/stewart.swf?v=1.172" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="375" src="http://www.flickr.com/apps/video/stewart.swf?v=1.172" allowfullscreen="true" bgcolor="#000000" flashvars="intl_lang=en-us&amp;photo_secret=56a6567d04&amp;photo_id=2402017669&amp;show_info_box=true" data="http://www.flickr.com/apps/video/stewart.swf?v=1.172"></embed></object></p>
<p>If you are interested in generative art and scientific approaches to visual development, you&#8217;ll be also interested in Paul Prudence. He&#8217;s obsessive, young, talented and proactive. His aesthetic attitude fits perfect with his scientific behavior. His blog, <a href="http://dataisnature.com/" target="_blank">dataisnature.com</a> is an enormous treasure.</p>
<p>Let&#8217;s listen Paul, and see how data can form into visual.</p>
<p><strong>First of all, who is Paul Prudence? Tell us about your daily life. </strong><a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq1.mp3">Download audio file (paulq1.mp3)</a></p>
<p><strong>What is visual music and syneasthetic art? <a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq2.mp3">Download audio file (paulq2.mp3)</a><br /></strong></p>
<p><strong>How did you get interested in generative art? What was your first inspiration into that field? <a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq3.mp3">Download audio file (paulq3.mp3)</a><br /></strong></p>
<p><strong>Who and what do you inspired by? <a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq4.mp3">Download audio file (paulq4.mp3)</a><br /></strong></p>
<p><strong>What are the questions poping in your mind or makes you curious about these days? <a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq5.mp3">Download audio file (paulq5.mp3)</a><br /></strong></p>
<p><strong>What do you think about art/science collaboration?</strong> <strong>For example what about the notion of &#8220;Artist are scientist again.&#8221; <a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq6.mp3">Download audio file (paulq6.mp3)</a><br /></strong></p>
<p><strong>Let&#8217;s talk about your blog dataisnature. What are the benefits of sharing information online in your opinion? Which blogs/weblogs/magazines do you follow? <a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq7.mp3">Download audio file (paulq7.mp3)</a><br /></strong></p>
<p><strong>What do you do when you wake up, can you tell us your 1 hour? <a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq8.mp3">Download audio file (paulq8.mp3)</a><br /></strong></p>
<p><strong>What do you suggest to new people interested in your field? A little advice? <a href="http://muhteviyat.com/audio/paulq10.mp3">Download audio file (paulq10.mp3)</a><br /></strong></p>
<p><strong>﻿﻿
<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-2-2162">


	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://muhteviyat.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=2&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-13" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/1810631019_1c35cdddc1_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp1" alt="pp1" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_1810631019_1c35cdddc1_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-14" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/1811471282_ad0396846d_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp2" alt="pp2" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_1811471282_ad0396846d_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-15" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/1811472960_a2cd41af75_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp3" alt="pp3" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_1811472960_a2cd41af75_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-16" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/1811477134_53bb77e249_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp4" alt="pp4" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_1811477134_53bb77e249_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-17" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/199009759_dc64309a29_b.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp5" alt="pp5" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_199009759_dc64309a29_b.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-18" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/209583650_8d30bf752c_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp6" alt="pp6" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_209583650_8d30bf752c_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-19" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/3288356377_22656131e0_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp7" alt="pp7" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_3288356377_22656131e0_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-20" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/3290118656_a3acfc274a_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp8" alt="pp8" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_3290118656_a3acfc274a_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-21" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/3292209881_b412e026d3_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp9" alt="pp9" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_3292209881_b412e026d3_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-22" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/3293026146_f414bea855_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp10" alt="pp10" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_3293026146_f414bea855_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-23" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/3293031014_5d061e6ccc_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp11" alt="pp11" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_3293031014_5d061e6ccc_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-24" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4422120866_54b63d8a93_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp12" alt="pp12" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4422120866_54b63d8a93_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-25" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4430189724_32113236a8_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp13" alt="pp13" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4430189724_32113236a8_o.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-26" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4442914005_6cf52f79da_o.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp14" alt="pp14" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4442914005_6cf52f79da_o.jpg" width="75" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-27" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4681740236_d3cb37fee9_b.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp15" alt="pp15" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4681740236_d3cb37fee9_b.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-28" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4798943565_daa7091282_b.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp16" alt="pp16" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4798943565_daa7091282_b.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-29" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4831074639_43539e3e91_b.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp17" alt="pp17" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4831074639_43539e3e91_b.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-30" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4831077391_4fe98e3f15_b.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp18" alt="pp18" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4831077391_4fe98e3f15_b.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-31" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4831113901_3da30e1f75_b.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp19" alt="pp19" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4831113901_3da30e1f75_b.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-32" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/4831689334_524db90838_b.jpg" title=" " class="shutterset_set_2"  rel="lightbox[2162]">
								<img title="pp20" alt="pp20" src="http://muhteviyat.com/wp-content/blogs.dir/1/files/paul/thumbs/thumbs_4831689334_524db90838_b.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>

</strong></p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/teknoloji/mind-blowing-generative-artist-paul-prudence/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq1.mp3" length="761314" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq2.mp3" length="1465219" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq3.mp3" length="1190504" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq4.mp3" length="767994" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq5.mp3" length="970899" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq6.mp3" length="888234" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq7.mp3" length="1044379" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq8.mp3" length="551729" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/paulq10.mp3" length="1210544" type="audio/mpeg" />
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2010/07/paul-pru-150x150.jpg" length="10384" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Joshua Davis: Rockstar or Mathgeek?</title>
		<link>http://muhteviyat.com/roportaj/joshua-davis-roportaji/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/roportaj/joshua-davis-roportaji/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 13:10:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[English]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Adobe]]></category>
		<category><![CDATA[BMW]]></category>
		<category><![CDATA[Flash]]></category>
		<category><![CDATA[Joshua Davis]]></category>
		<category><![CDATA[Pratt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=2101</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;I&#8217;m a big nerd with tattoos.&#8221;
&#8220;I&#8217;ll be skateboarding until the day i die, till i can&#8217;t walk.&#8221;
&#8220;My second job was Microsoft.&#8221;
&#8220;I just make things pretty.&#8221;
&#8220;I&#8217;d be a gardener. My gardening obsession is extreme.&#8221;
&#8220;Obviously i&#8217;m here&#8217;s in Istanbul, i have a great desire to see my works on rugs.&#8221;
&#8220;Adobe is in the business for making tools.&#8221;
&#8220;I&#8217;m [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script src="http://televidyon.com/video-paylas/2625"></script></p>
<p><em>&#8220;I&#8217;m a big nerd with tattoos.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;I&#8217;ll be skateboarding until the day i die, till i can&#8217;t walk.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;My second job was Microsoft.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;I just make things pretty.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;I&#8217;d be a gardener. My gardening obsession is extreme.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;Obviously i&#8217;m here&#8217;s in Istanbul, i have a great desire to see my works on rugs.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;Adobe is in the business for making tools.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;I&#8217;m all about open-source. Give shit away, give shit away&#8230; &#8220;</em></p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/roportaj/joshua-davis-roportaji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2010/05/joshdavis-150x150.png" length="33567" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Dubstep 101</title>
		<link>http://muhteviyat.com/musiki/dubstep-101/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/musiki/dubstep-101/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 14:34:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[2step]]></category>
		<category><![CDATA[benga]]></category>
		<category><![CDATA[dubstep]]></category>
		<category><![CDATA[jungle]]></category>
		<category><![CDATA[kode9]]></category>
		<category><![CDATA[silkie]]></category>
		<category><![CDATA[skream]]></category>
		<category><![CDATA[wire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=2058</guid>
		<description><![CDATA[
Öyle ya da böyle adını duymayan kalmadı ama hala ne olduğu ve nasıl bir şey olduğu konusundaki fikirler bir muamma. Güney Londra&#8217;nın banliyösünden, tüm dünyayı sarmalayan dubtep&#8217;in sırrı ise, yüreğinizi dağlayan sub-bass&#8217;ları.
(...)Devamını oku &#124;  © Elif Demirci &#124; 
 Müzik &#124; 2010 

© Muhteviyat: Yazarlar birliği. &#124; RSS &#124; 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2057" title="dubstep-elif" src="http://muhteviyat.com/files/2010/04/dubstep-elif.jpg" alt="" width="600" height="250" /></p>
<blockquote><p><strong>Öyle ya da böyle adını duymayan kalmadı ama hala ne olduğu ve nasıl bir şey olduğu konusundaki fikirler bir muamma. Güney Londra&#8217;nın banliyösünden, tüm dünyayı sarmalayan dubtep&#8217;in sırrı ise, yüreğinizi dağlayan sub-bass&#8217;ları.</strong></p></blockquote>
<p>(...)<br/><a href="http://muhteviyat.com/musiki/dubstep-101/">Devamını oku</a> |  © <a href="datafobik">Elif Demirci</a> | 
<a href=" Müzik"> Müzik</a> | 2010 </p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/musiki/dubstep-101/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2010/04/dubstep-elif-150x150.jpg" length="11181" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Gerçek olduğu için mi korkunç, yoksa gerçekten korkunç mu?</title>
		<link>http://muhteviyat.com/sanat/gercek-oldugu-icin-mi-korkunc-yoksa-gercekten-korkunc-mu/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/sanat/gercek-oldugu-icin-mi-korkunc-yoksa-gercekten-korkunc-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 11:11:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Gottfried Helnwein]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=1956</guid>
		<description><![CDATA[
Yanında Donald Duck’ın yaratıcısı Carl Barks’ı ya da Bukowski’yi görürseniz şaşırmayın. Helnwein, 80lerden beri çocukların tarafında sesli isyanını sürdürürken, hiç tahmin etmediğiniz insanlar da ona destek olmaya devam ediyor.
(...)Devamını oku &#124;  © Elif Demirci &#124; 
 Röportaj,  Sanat &#124; 2010 

© Muhteviyat: Yazarlar birliği. &#124; RSS &#124; 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://muhteviyat.com/files/2010/03/helnwein.jpg" rel="lightbox[1956]"><img class="alignnone size-full wp-image-1957" title="helnwein" src="http://muhteviyat.com/files/2010/03/helnwein.jpg" alt="" width="600" height="305" /></a></p>
<blockquote><p>Yanında Donald Duck’ın yaratıcısı Carl Barks’ı ya da Bukowski’yi görürseniz şaşırmayın. Helnwein, 80lerden beri çocukların tarafında sesli isyanını sürdürürken, hiç tahmin etmediğiniz insanlar da ona destek olmaya devam ediyor.</p></blockquote>
<p>(...)<br/><a href="http://muhteviyat.com/sanat/gercek-oldugu-icin-mi-korkunc-yoksa-gercekten-korkunc-mu/">Devamını oku</a> |  © <a href="datafobik">Elif Demirci</a> | 
<a href=" Röportaj,  Sanat"> Röportaj,  Sanat</a> | 2010 </p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/sanat/gercek-oldugu-icin-mi-korkunc-yoksa-gercekten-korkunc-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2010/03/gh1418-150x150.jpg" length="7527" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Cep telefonu radyasyonu Alzheimer&#8217;lı fareye iyi geldi</title>
		<link>http://muhteviyat.com/bilim/cep-telefonu-radyasyonu-alzheimerli-fareye-iyi-geldi/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/bilim/cep-telefonu-radyasyonu-alzheimerli-fareye-iyi-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 10:45:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[ceptelefonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=1874</guid>
		<description><![CDATA[
Cep telefonunun yaydığı elektromanyetik dalgaların tehlikesi yıllardır tartışılıyor. Fakat son yapılan deneyler elektromanyetik alana maruz kalan Alzheimer&#8217;lı bir farenin hafızasının geliştirdiğini ortaya çıkardı.
Alzheimer üzerine Güney Florida Üniversitesi&#8216;nde araştırmalar yapan sinirbilimci Gary Arendash, cep telefonuyla konuşan insanları seyrederken radyasyonun Alzheimer hastalarına negatif belirgin bir etkisi olup olmayacağını düşünmeye başladı. Bu fikri araştırmak için çalışma arkadaşlarıyla birlikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://muhteviyat.com/files/2010/03/alzheimer-ceptelefonu.jpg" rel="lightbox[1874]"><img class="alignnone size-full wp-image-1875" title="alzheimer-ceptelefonu" src="http://muhteviyat.com/files/2010/03/alzheimer-ceptelefonu.jpg" alt="" width="600" height="250" /></a></p>
<p>Cep telefonunun yaydığı elektromanyetik dalgaların tehlikesi yıllardır tartışılıyor. Fakat son yapılan deneyler elektromanyetik alana maruz kalan Alzheimer&#8217;lı bir farenin hafızasının geliştirdiğini ortaya çıkardı.</p>
<p>Alzheimer üzerine<em><strong> Güney Florida Üniversitesi</strong></em>&#8216;nde araştırmalar yapan sinirbilimci <strong>Gary Arendash</strong>, cep telefonuyla konuşan insanları seyrederken radyasyonun Alzheimer hastalarına negatif belirgin bir etkisi olup olmayacağını düşünmeye başladı. Bu fikri araştırmak için çalışma arkadaşlarıyla birlikte 2 aylık fareyi genetik olarak bir Alzheimer hastasına dönüştüren Arendash&#8217;ın deney sonunda ulaştığı bulgular etkileyiciydi.</p>
<h3><strong>Labirentleri öğreniyor</strong></h3>
<p>Araştırmacılar öncelikle elektromanyetik dalgalar üreten bir anteni odanın ortasına, farenin kafesini de etrafına yerleştirdiler. Cep telefonuyla konuşan normal bir insanla aynı dozda radyasyona maruz bırakmak için tasarlanan deneyde, bir Alzheimer&#8217;lı bir de normal fare kullanıldı.</p>
<p>Arendash ve ekibi, insanların günlük hayatta telefon kullanımlarını taklit etmek için anteni günde iki kez, 1 saat boyunca açık tuttular ve deneyi bu şekilde 9 ay boyunca sürdürdüler. Deney süresince farenin hafızasını labirentler ile düzenli olarak test eden araştırmacılar, elektromanyetik alanda kalan hem normal, hem de Alzheimer&#8217;lı farenin hafızasında kayda değer bir iyileşme gözlediler.</p>
<p>Arendash şimdilerde radyasyonun nöron etkinliğini arttırıp, beynin yeni hafızalar oluşturabilme yeteneğinin gelişebileceğine dair spekülasyonlar yapıyor.</p>
<h3><strong>Plakalarda azalma</strong></h3>
<p><a href="http://muhteviyat.com/files/2010/03/miceradiation.jpg" rel="lightbox[1874]"><img style=' float: left; padding: 4px; margin: 0 7px 2px 0;'  class="alignleft size-full wp-image-1876" title="miceradiation" src="http://muhteviyat.com/files/2010/03/miceradiation.jpg" alt="" width="288" height="199" /></a>Deney sonunda elektromanyetik dalganın Alzheimer&#8217;lı fare üzerinde benzersiz etkileri olduğu ortaya çıktı. Arendash ve takımı, farenin beyninde hastalığın karakteristik özelliği olan beta-amyloid proteinlerinden oluşan plakaları incelediler. Elektromanyetik alana maruz kalmış ve genleriyle oynanmış farenin beyninde, elektromanyetik alana maruz kalmamış fareye oranla daha az plakaya rastladılar. Daha etkileyici sonuç ise, diğerlerinden daha yaşlı ve genetik olarak değiştirilmiş farenin beynindeki plakaların parçalara ayrıldığını farketmeleri oldu. Bunun üzerine Arendash, elektromanyetik alanın böyle bir şeyi nasıl yapabildiğini henüz bilemediğini söyledi. Ayrıca araştırmacılar, deneyin sonunda elektromanyetik alanın faydaları dışında zarar verici hiçbir etkiye de rastlamadıklarını belirttiler. Arendash, <em>&#8220;Davranışlar üzerinde hiçbir etkiye, DNA üzerinde hiçbir zarara ve organlarda bozulma ya da tümöre rastlamadık.&#8221;,</em> dedi.</p>
<p>London College Üniversite&#8217;sinden sinirbilimci John Hardy böyle bir sonuca neyin sebep olduğunu bulmanın zorluklarını dile getirdi. Hardy&#8217;e göre bir karara varmadan önce deney ve sonuçlar mutlaka yinelenmeli. Arendash ise cep telefonunun Alzheimer hastalarına uzun süreli olumlu etkilerinden oldukça umutlu. Sebebini ise, <em>&#8220;İnsanların telefonla konuşmak için hep aynı kulaklarını kullanma eğilimleri, beynin farklı bölgelerinde plaka oluşumuna sebep olabilir, daha önce kimsenin dikkat etmediği bir konu.&#8221;</em> diye açıklıyor.</p>
<p>Londra Alzheimer&#8217;lılar Derneği yöneticisi Susan Sorensen&#8217;e göre bu tür bir radyasyonun Alzheimer hastalığı üzerinde olumlu etkisi olduğunu söylemek için daha çok araştırmaya ihtiyaç var. Fakat Sorensen için de sonuçlar kesinlikle heyecan verici.</p>
<p>Bu yazı <strong>Bilim ve Teknik</strong> dergisinde yayınlanmıştır. Tüm hakları <strong>Bilim ve Teknik</strong> dergisine aittir.</p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/bilim/cep-telefonu-radyasyonu-alzheimerli-fareye-iyi-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2010/03/alzheimer-ceptelefonu-150x150.jpg" length="3863" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Beyni susturabilmenin yolları</title>
		<link>http://muhteviyat.com/bilim/beyni-susturabilmenin-yollari/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/bilim/beyni-susturabilmenin-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 09:49:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[nöron]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhteviyat.com/?p=1862</guid>
		<description><![CDATA[
Epilepsi hastalarının kontrolden çıkmış nöron ateşlemelerini elektrikle denetlemek bilimciler tarafından çok uzun zamandır kullanılan bir yöntem. MIT’de bu konuda yoğun çalışmalar sürdüren bilimciler, elektrik kullanmadan nöron etkinliğini susturabilmenin başka bir yolunu buldular.
MIT’de bu konuda çalışmalarını sürdüren Sentetik Sinirbilim Grubu’nu yöneticisi sinirbilimci Edward Boyden ve takımı, nörona gönderildiğinde davranışını sarı-yeşil ışıkla kontrol edebildikleri bir proteini keşfettiler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1865" title="bilissel-bilimler-manset" src="http://muhteviyat.com/files/2010/03/bilissel-bilimler-manset-598x229.jpg" alt="" width="598" height="229" /></p>
<p>Epilepsi hastalarının kontrolden çıkmış nöron ateşlemelerini elektrikle denetlemek bilimciler tarafından çok uzun zamandır kullanılan bir yöntem. MIT’de bu konuda yoğun çalışmalar sürdüren bilimciler, elektrik kullanmadan nöron etkinliğini susturabilmenin başka bir yolunu buldular.</p>
<p>MIT’de bu konuda çalışmalarını sürdüren <strong>Sentetik Sinirbilim Grubu’</strong>nu yöneticisi sinirbilimci Edward Boyden ve takımı, nörona gönderildiğinde davranışını sarı-yeşil ışıkla kontrol edebildikleri bir proteini keşfettiler. Üstelik bu protein sayesinde, elektriksel olarak kontrolden çıkmış nöronlara anında müdahele edilebiliyor ve etkisi de hızlıca geri alınabiliyor.</p>
<p>Böyle bir seçici beyin sessizleştirme araştırması, yalnızca hastaları iyileştirmek için değil, aynı zamanda normal bir beyindeki farklı tip nöronların ve izlediği yolların da keşfine dair önemli bir adım olarak kabul ediliyor.</p>
<p><strong>MIT Media Lab</strong>’te the<strong> Benesse Kariyer Gelişimi </strong>profesörü ve aynı zamanda <strong>McGovern Beyin Araştırmaları Enstitüsü</strong> üyesi olan Boyden, <em>“Beyin etkinliğini kontrol edebilen çok çeşitli moleküler araçlar bulmak istiyoruz. Böylece beynin görevleri üzerine çalışırken, yeni oluşacak tedavi araçları ve yöntemleri kullanabiliriz.”</em> diyor.</p>
<h3><strong>‘Temiz ve sayısal’</strong></h3>
<p>Boyden beyin aktivitelerini azaltmak için ışığın kullanılabileceğini ilk kez 2007 yılında kanıtladı. Fakat deneyler canlı hayvanlar değil, yalnızca hücreler üzeride yapılıyordu ve sessizleştirme de bu kadar belirgin değildi.  Boyden yeni çalışmalarında, nöronları hızlı ve belirgin olarak engelleyebilen farklı bir protein kullanmayı denedi. Bu proteinin en önemli farkı, ışıkla uyarıldıktan milisaniyeler sonra orijinal durumuna geri dönebiliyor olmasıydı.</p>
<p>Arch ismindeki bu yeni proteinin beyin susturma sürecini Boyden <em>“İnanılmaz temiz ve sayısal”</em> olarak nitelendiriyor.<em> “Bir önceki çalışmalarımız, daha çok sesini kısabildiğimiz bir düğme gibiydi”</em>, diye ekliyor.</p>
<p>Boyden ve çalışma arkadaşları, genetik ve optik tekniklerini bir araya getirerek nöron etkinliklerini kontrol edebilecek bir yöntem arayışındaydı ve bu stratejiyi de <strong>&#8216;optogenetik&#8217; </strong>olarak tanımladılar. Öncelikle, canlı bir farenin beyin hücrelerini Arch proteni oluşturabilecek genetik bir yapıya dönüştürdüler. Proton pompası gibi çalışan bu protein, hücre zarını geçerek içerideki voltajı değiştirebiliyor. Işığa duyarlı olan bu proteinler, sarı-yeşil ışıkla etkinleştirildiğinde protonları hücre dışında pompalayarak hücre içindeki voltajı düşürebiliyor. Böylece nöron ateşlenmesi susturulabiliyor.</p>
<p>Bir önceki çalışmalarında ışığa hassas klorür pompası <strong>‘halorhodopsin’</strong> kullanan araştırmacılar, klorür iyonlarını hücre içine pompalayarak voltajı azaltmayı başardılar. Fakat çalışmalar yeterince tatmin edici olmamış ki, bakteriler, mantarlar ve bitkilerde daha etkili olabilecek bir protein arayışına başlandı. Çalışmaları süresince araştırmacılar daha etkili bir klorür pompasına rastalamasalar da, Ölü Deniz’de yaşayan ve bir arkeobakteri türü olan ‘Halorubrum sodomense’ ile yeni Arch proton pompasını keşfettiler.</p>
<p><img style=' float: left; padding: 4px; margin: 0 7px 2px 0;'  class="alignleft size-full wp-image-1864" title="beyni-susturmak-manset" src="http://muhteviyat.com/files/2010/03/beyni-susturmak-manset.jpg" alt="" width="250" height="305" />Boyden konuyla ilgili, <em>“Bu doğadaki zenginliğin, genetik çeşitliliğin ve ekolojik farklılıkların bir sonucudur.  Yeni araçların keşfi aynı zamanda bilimcilerin beyin gibi karmaşık sistemler üzerine çalışmasına da olanak sağlar. Bizler, nöron devrelerini anlamak için vahşi doğadan izole edilmiş doğal araçları kullanıyoruz.”</em> açıklamasını yaptı.</p>
<p>Yeni protetin pompasındaki en önemli avantaj, tekrar tekrar kullanılabiliyor olması. Dakikalar değil, saniyeler içerisinde etkinleşebiliyorlar. Salk Enstitüsü’nde nörobiyoloji profesörü olan Edward Callaway, belirli hücre tiplerinin farklı görevler sırasındaki rollerini çalışmak için sinirbilim açısından kritik bir adım atıldığını düşünüyor.</p>
<p>Görsel işlem devreleri üzerine çalışan Callaway,<em> “Hücrenin eski haline dönmesi için çok uzun beklenildiğinde, farklı durumları hızlıca karşılaştırabilmek mümkün olmuyordu.” </em>diyor. Yeni kanallar, optogenetik çalışmaları yapmak çok daha pratik çözümler sunuyor.</p>
<p>Boyden’ın ekibi şu sıralar <strong>MIT’deki McGovern Enstitüsü Desimone Laboratuvarları</strong>’nda  primatlar üzerinde deneyler yaparak, çalışmaların epilepsi hastaları, kronik ağrı ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlar üzerinde kullanılabilirliğini araştırıyor.</p>
<p>Gelecek çalışmalarında araştırmacılar nöron susturma araçlarını bilincin ve duyguların sinirsel devrelerini ortaya çıkarmak için kullanmayı planlıyor. Maymunlar üzerinde yaptıkları araştırmalar olumlu sonuç verirse, beyinle ilgili birçok sorun optik araçlarla çözümlenebiliyor olacak.</p>
<p><em>Ed Boyden&#8217;in Ulusal Bilim Vakfı ile birlikte yürüttüğü çalışmasına dair konuşmasını dinleyin:</em></p>
<p><a href="http://muhteviyat.com/audio/brain_1.mp3">Download audio file (brain_1.mp3)</a></p>
<p><a href="http://muhteviyat.com/audio/brain_2.mp3">Download audio file (brain_2.mp3)</a></p>
<p>Bu yazı <strong>Bilim ve Teknik</strong> dergisinde yayınlanmıştır. Tüm hakları <strong>Bilim ve Teknik</strong> dergisine aittir.</p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/bilim/beyni-susturabilmenin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/brain_2.mp3" length="1067205" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://muhteviyat.com/audio/brain_1.mp3" length="1100354" type="audio/mpeg" />
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2010/03/beyni-susturmak-150x150.jpg" length="11171" type="image/jpg" />	</item>
		<item>
		<title>En Derin Sorulara Yepyeni Bakış Açıları</title>
		<link>http://muhteviyat.com/bilim/en-derin-sorulara-yepyeni-bakis-acilari-bilissel-bilimler/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://muhteviyat.com/bilim/en-derin-sorulara-yepyeni-bakis-acilari-bilissel-bilimler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 22:06:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhteviyat.com/?p=717</guid>
		<description><![CDATA[
Zihnimiz, yıllar boyunca insanoğlunun en büyük gizemlerinden biri olarak kalmıştır. Düşünme ve plan yapma yeteneği ile insan diğer tüm canlılardan farklı bir konumdadır. Fakat yıllar boyunca yapılan tartışmalar sonrasında, hâlâ beynimizin çalışma mekanizmalarına ve zihnin düşünme yeteneğine dair yeterli bilgiye sahip değiliz. Tüm bu gizemleri çözmek için yalnızca bir disiplinin yetersiz kaldığı yadsınamaz bir gerçek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1200" title="cognitivescience_elif_04" src="http://muhteviyat.com/files/2009/04/cognitivescience_elif_04.jpg" alt="" width="566" height="247" /></p>
<blockquote><p>Zihnimiz, yıllar boyunca insanoğlunun en büyük gizemlerinden biri olarak kalmıştır. Düşünme ve plan yapma yeteneği ile insan diğer tüm canlılardan farklı bir konumdadır. Fakat yıllar boyunca yapılan tartışmalar sonrasında, hâlâ beynimizin çalışma mekanizmalarına ve zihnin düşünme yeteneğine dair yeterli bilgiye sahip değiliz. Tüm bu gizemleri çözmek için yalnızca bir disiplinin yetersiz kaldığı yadsınamaz bir gerçek olduğundan, zihni disiplinlerarası bir bakışla keşfetmek için “bilişsel bilimler” adı verilen yeni bir disiplin ortaya çıktı. Hafızanın oluşumu, dilin öğrenilmesi gibi birçok bilişsel sürecin araştırılmasını hedefleyen bilişsel bilimler dünyasında neler oluyor, biraz daha yakından bakalım.</p></blockquote>
<p>(...)<br/><a href="http://muhteviyat.com/bilim/en-derin-sorulara-yepyeni-bakis-acilari-bilissel-bilimler/">Devamını oku</a> |  © <a href="datafobik">Elif Demirci</a> | 
<a href=" Bilim"> Bilim</a> | 2010 </p>
<hr />
<p><small>© <a href="Muhteviyat: Yazarlar birliği.">Muhteviyat: Yazarlar birliği.</a> | <a href="http://muhteviyat.com/feed/">RSS</a> | 
</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhteviyat.com/bilim/en-derin-sorulara-yepyeni-bakis-acilari-bilissel-bilimler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url="http://muhteviyat.com/files/2009/04/cognitivescience_elifacar-150x150.jpg" length="14169" type="image/jpg" />	</item>
	</channel>
</rss>

