Energie
Vaziyet: Berkemâl!
Efendim, hayât için gerekli energie’yi ademoğlu otobur hayvanatı yiyerek, otobur hayvanat bitkileri nüşhar ederek, bitkiler ise güneş enerjisinden faidelenerek temin eder. Nesl-i robot ise “hayât”larını umumiyetle bizim onları fişe takmamıza borçulardır. Mark Tilden’in solarbotları ve Merih sathını teşrih sebebi ile gönderdiğimiz roverler gibi misaller, bitkiler ve otoburları es geçmek suretiyle bilâ-vasıta güneşten energie sağlamaktadır. Güneş panellerinin gitgide artan verimleri ve cereyan ile çalışan automobile sanayiinin arkasından katar ettiği batarya teknolojisi, pek yakın bir gelecekte sırf güneş enerjisini dertop etmek suretiyle çalışan mufassal robotların imaline imkân verecektir.
Dimağ
Vaziyet: Afik
Efendim, ademoğlu kendini aleme münasip kılmanın ötesine geçen, ve alemi kendi şartlarına seza biçimde şekillendirmeye ehliyetli bir dimağa sahiptir. Zamanımızın en mufassal robotlarından Asimo dahi bir karafatmadan daha âlim addedilemez. Nesl-i robotun, bir ademoğlu ayarında tefekkür edebilmesi içün, evvela frenk illerinde “problème difficile” olarak dile getirilen ve dilimize “çetin mesele” olarak çevrilebilecek meselenin bir sonuca intikal ettirilmesi lâzımdır.
“Çetin mesele” ademoğlunun âlemde zuhur eden hadiselerin nasıl olup da farkında olduğu ve dimağımızda oradan oraya cereyan eden electrique akımlarının nasıl olup da mefhum ve tecrübelere sebebiyyed verdiği meselesidir. Roger Penrose gibi bazı zâtlar, ademoğlunun tefekkür prosesinin algoritmique bir yapıya tahvilinin namümkün olduğuna nazar etse de, bilhassa Neuropsychiatrie alanında verilen gayretler ile yeni ilâçların araladığı pek dar aralık “çetin mesele”nin bir serap olabileceğini bize arzetmeye başlamıştır.
Nesl-i robotun ne vakit ademoğlu ayarında tefekkür edebileceğini derpiş etmek her ne kadar güç olsa da, nihayetinde cereyan edeceği hissiyatından kaçmak da namümkündür.
Tenasül
Vaziyet: Mütenasil
Efendim, her akl-ı selim zâtın bildiği üzere, ademoğlu da sayısız mahlukat gibi er ve dişi olarak meydana gelmiştir. Er ve dişinin tenasülünden yeni bir ademoğlu vücuda gelir. Robotlar için lâzım gelen ham maddeleri ise nuh nebi’den beri insanlar elde etmiş ve meydana getirdikleri parçaları kendileri dertop etmişlerdir. Fakat bu uzun sürmeyecektir. Sanayii mamûllerinde kullanılan ham maddelerin pek çoğunu artık makineler çıkartmakta, parçaları makineler istihsal ve cem etmektedir. Kendisi de bir sanayii mamûlü olan robotlara olan talebin artmasıyle, cümle robotun imalinin de automatique hale gelmesi mübremdir.
Ademoğlu fezada colonieler inşa edebilmek için dahi, zâtının kopyesini imal edebilen makineler meydana getirmeye mahkûmdur. Energie menbaımızın kısıtlılığı, muazzam kitleli şeylerin ırak seyyarelere ikmaline mâni olmaktadır. Bu mâniyi aşmanın yegâne yolunun da, ikmâl ettiğimiz robotların elde edebilecekleri ham maddeleri kullanmak suretiyle, kendi kopyelerini imâl etmeleri olduğu nazar-ı dikkate alındığında, bu meselenin süratle aşılacağı aşikârdır.
Silâh
Vaziyet: Müsellah
Efendim, ademoğlu tabii silahı bulunmayan bir avcı olduğundan, muhtelif silâhlar icad etmiştir. Zamanımıza kadar robotlar, silah parçalarının imali haricinde silahlar ile haşır neşir olmamıştır. Elbette tank, muharebe tayyaresi gibi moderne muharebe âletleri, ağır fakat emin adımlar ile robotlara tahavvül etmektedirler. Automatique pilote, hararet idareli mekik, exoskeletonlar, dost ile hasmın ayırdına varabilen radar, hatta ve hatta bahçenize müsaadesiz giren sabi sübyanı delik deşik etmeye proğramlı automat tüfenkler gibi technologieler marifeti ile automatique silahlar gitgide katletme mükellefiyetini ademoğlunun elinden almaktadır. Silah sanayii en çok mevduat edilen alan olduğundan, bir zât-ı robotun zihninden “ademoğlunu ifna etmeliyim” fikri geçtiği ânda, halü hazırda faydalanabileceği envai çeşit silah bulunacağı aşikârdır.
Endişe
Vaziyet: Mehmum
Efendim, ademoğlu icadından bu yana makinelere her daim arası ile karışık bir korku ile yaklaşmıştır. Robotların, evvelinde sadece ademoğlunun neşredebildiği işleri yegân ademoğlunun elinden alması, tabii olarak, asgariyetle işleri ellerinden alınanlarca, ademiyyetin istikbali için bir tehdit olarak görülmüştür. Maamafih günümüzde satranç oynamak gibi evvelinde fikrî kabul edilen bir fiilde bile makineler, ademoğlundan daha muvaffakiyetli olmaktadırlar.
Robotların vücuda geldikleri mekân olan fabrikalardan çıkıp, hanelerimizin içine kadar teşrif etmesi, onlara şimdiden daha fazla itimat ettiğimizi gösteriyor. İnsan ile beşeri münasebetlere girebilecek, sevgi, endişe, korku gibi hissiyatlar gösteren robotlar meydana getirmek içün verilen gayretler son süratte devam etmektedir. Robotların ademoğlunu ifna etmeyi aklına koyması ile beraber bu beşeri muhabere araçları, beşeri silahlar haline gelecek ve katlinizin müsebbibi robot tetiği çekmeden evvel yüzünüze gülebilecek.

datafobik
1 yıl önce
Bu yazıyı her okuyuşumda bir kez daha okuyasım geliyor. robotlara nasıl münasip bir yaklaşım, nası muazzam bir anlatım.