Gelecekte dünyayı nördler yönetecek!

Umut Eroğlu 01 10 2008

2


Çocuğunuz arkadaşlarıyla oynamıyor, tüm zamanını odasında geçiriyor diye üzülmeyin. O bir ‘nörd’ olabilir:

Okul sıralarından hatırlanabilecek, hemen her sınıfta mevcut bir tip vardır, genellikle etrafıyla pek konuşmayan, konuşsa da ne dediği pek anlaşılmayan. Tercihen kalın çerçeveli gözlük kullanan ve neden bahsettiği pek anlaşılmayan bu tip, bahsedilen şeyleri de pek anlamıyor gibi görünür. Derslerden en yüksek notları alarak antipati odağı olmasının yanı sıra, çalışma olgusunun bedel ödeyen sembolü olarak da sınıfın tuhaf bir vicdanını taşır. Sosyal iletişimi çoğunlukla ders notlarının paylaşımı sırasında gerçekleşen (herkes bilir ki onun notları tamdır) bu tipin boş zamanlarında sadece ders çalıştığı için başarılı olduğuna inanılır. Topluca gidilen etkinliklerde, popüler kafelerde ve sinemalarda asla bulunmazlar. Arada bir beraber görüldüğü tek tük arkadaşları da diğer sınıflardaki emsalleridir. Kalın çerçeveli gözlük yerine göbekli veya bol sivilceli olsalar da özlerinde aynıdırlar. Bu tanıdık tip için ilk akla gelen sıfatın ‘inek’ olacağını tahmin etmek zor değil.

Yüksek notlarla asosyalliğini dengelediği düşünülen ‘inek’lerin dışında ikinci bir tip daha vardır ki onların durumu daha da zordur(!) Bu tipler, yine sosyal iletişimle pek ilgilenmeyen, öğle teneffüslerinde top oynayıp ip atlamak yerine bir şeyler okumayı ya da uzaklara dalıp düşünmeyi tercih eden türdendir. En popüler TV dizilerine dair açılan geyiklere pek katılamazlar, ancak vizyona bir bilim kurgu filmi girdiğinde muhabbette yer alırlar. Bunun dışında bahsettikleri şeyleri anlamaya çalışmaktansa yan taraftaki yeni bir dedikoduya kulak kabartmak daha anlamlıdır. Yüksek notlar almazlar. Pek yakışıklı ya da güzel de sayılmazlar, gelişkin akranlarının yanında daha çelimsiz dururlar. Kavgaya karışmazlar, fazla dalaşanları da olmaz. Bu tiplere uygun görülmüş sıfat ise ‘ezik’tir.

Bu tiplerin boş tipler olduğu kanısı yaygındır. Ancak tanıma zahmetine katlananlar, onların sosyal çevre yerine kendi ilgi alanlarına yöneldiklerini ve yaşıtlarının pek çoğundan fazla bilgi birikimi ve vizyon sahibi olduklarını görünce şaşırırlar. Bu da sık yaşanılan, toplumun da göz ardı ettiği bir durumdur. Bizde inek veya ezik olarak adlandırılan bu tipler internet çağının başlamasıyla kendileri gibi olanları keşfetmeye başladılar ve dünya üzerinde hiç de yalnız olmadıklarını anladılar. Artık kendileri gibi olmakla övünüyorlar ve bir isimleri de var: Nörd (İngilizce Nerd).

Çocuğunun asosyal olmasından endişe duyan anne babaların yüreğine su serpecek bu tanım, Amerika’da ve Avrupa toplumlarında hemen kendine yer buldu. Nörd: kendi ilgi alanlarına yönelen, kendi kendisiyle iyi vakit geçirebilen anlamını taşıyor. Nörd’ler teknolojik cihazlara ve yeniliklere ilgi duyuyor. Bilim kurgu filmlerini takip etmeyi, bilgisayarda oyun oynamayı, çizgi roman ve kitap okumayı seviyorlar.  İnterneti çok iyi kullanıyorlar. Sosyal içerikli sitelerden ziyade kendi blog’ları ve bilgi kaynaklarıyla ilgileniyorlar. Programcılığa ve elektronik cihazları kurcalamaya ilgi duyuyorlar. Beyin aktivitelerini fiziksel aktivitelere tercih ediyorlar. Bir nörd’ün olmazsa olmaz özelliği kendi kendisine bir şeyler öğretebilmesi. Her nörd, yakından ilgilendiği konu hakkında etraflı(ve hatta gereğinden fazla) bilgi sahibi olmayı mutlaka gerekli görüyor.

Kendi ilgi alanlarına odaklı yaşamalarının yarattığı asosyallik dezavantajı ise zamanla ters yönde bir dönüşüme uğruyor. Koşullu sosyalliğin yaşandığı okul yıllarının ardından kendi alanlarında uzmanlaşmış olan nörd’ler belli konuların bilir kişisi haline geliyor. Fikir ve bilginin değer kazandığı ilk olgunluk yaşlarında nörd’ler sosyal çevrede saygı görmeye başlayıp, ihtiyaç duyulduğunda aranılan baş vuru kaynakları haline geliyor. Yeni fikirler geliştirilen, yaratıcılık gerektiren iş kollarında başarılı olup yüksek maaşlı projelerde yer alabiliyorlar. Dünya bugün, teknolojik ve bilimsel gelişmelerin baş döndürücü bir hızla gerçekleştiği, internetin tüm iletişim yollarının önüne geçmeye başladığı bir dönemde. Önümüzdeki 20 yıl içerisinde bu durumun daha da gelişeceği ön görülüyor. İçinde bulunduğumuz yüzyılın ‘bilgi’ çağı olduğu ise artık herkesçe biliniyor. Boş zamanlarını aktivitelerden ziyade bilgi birikimine yatıran nörd’ler bugün dijital dünyayı yönetiyorlar ve dünyanın en zenginleri arasında yer alıyorlar. Gelecekte de bilim kurgu filmlerini andıran, bilgi ve teknolojinin yegane kontrol mekanizması olduğu bir dünyayı ‘dersini iyi çalışmış’ olanların çekip çevireceğini tahmin etmek hiç de zor değil…

Artık Nörd’lerin de bir mekanı var: Internerd

Bahariye caddesinin yukarı uçta bittiği yerde, ilk ışıklardan sola dönünce pembe brandalı bir dükkan göze çarpıyor. İçerideyse brandayla kontrast olacak biçimde teknolojinin gri rengi hakim. Internerd isimli türünün ilk örneği bu dükkan/atölyenin kurucusu Elif Demirci, kendisini tam bir nörd olarak tanımlamasa da uluslarası nörd’lerle sürekli bilgi paylaşımında ve çevresinde çok sayıda nörd bulunuyor. Hemen hepsiyle ortak ilgi alanlarına sahip; oyun oynamayı, bilim sitelerinde dolanmayı, synthesizer’la müzik yapmayı ve kendi çizim figürlerini üretmeyi seviyor. www.datafobik.com adlı kişisel blog’unda çizimlerini ve fikirlerini sergiliyor.

Atölyenin kurulum aşamasında sanatçı arkadaşları Naz Yılmaz ve Bora Başkan’ın çok emeği bulunduğunu vurgulayan Demirci, Internerd’ü adıyla ilintili olarak nörd’ler arası bir iletişim ve paylaşım platformu olarak kurgulamış. Internet kelimesine de gönderme yaparak uluslarası nörd’ler için bir bilgi aktarma noktası olmayı hedefliyor. Atölyesinde yer alan ürünlerin neredeyse tamamı nörd veya nörd düşüncesini anlayan sanatçılar tarafından üretilmiş. Bilgisayar parçalarından yapılan takılar, ünlü yazarların resmedildiği tişörtler, Street Fighter gibi meşhur oyun sahnelerinin yağlı boyaları, orijinal çizimli defterler, Ay haritasının tuval üzerine renkli baskıları gibi işler Internerd’de satılıyor. Çevre okullardan çocuklar atölyeye uğramayı çok seviyor. Ayrıca resmen olmasa da danışmanlık durumu mevcut. Devamlı uğrayan ilköğretim öğrencisi çocuklardan birinin teknoloji dönem ödevine yardım almak için buraya geldiğini anlatıyor Elif Demirci. Internerd’de geçirdiğimiz sürede kendisine gelen kimi telefonların “İnternet radyosu nasıl kurarım?” “CERN’deki aletin tam adı neydi?” içerikli olması da duruma dair yeterince fikir veriyor.

Elif Demirci: “İnsanlar kendileri için bir şeylerle uğraşmalı”

Elif Demirci Internerd’ün amacını insanlara kendi yaratıcılıklarını keşfettirmek olarak ifade ediyor: “Okula veya işe gidiyorsunuz, çıkıyorsunuz. Çoğu iş zaten yaratıcılığın kullanılabileceği işler değil. Bir süre sonra insanların yaratıcılıkları sosyal statüleri içinde kaybolup gidiyor. Bu statü içerisinde kendilerine bir takım alanlar yaratmaları gerekiyor ama o alanları yaratabilecek ne zamanları ne de fikirleri var. Internet insanlara ilham verebilir ama bunu nasıl yapacaklarını da bilmiyorlar. Sürekli bir sosyal statü içerisinde kalmaya çalışıyorlar. Bunun yerine kendi kendine bir şeylerle uğraşmak daha değerli ve sonuçların da mutlaka paylaşılması gerekmiyor.

Blog’lar ve Facebook bu üretim paylaşım olayını pompalıyor ama bu da yine bir sosyal statü kaygısı doğuruyor. Yazayım, herkes okusun. Çizeyim herkes görsün. Bu değil, sadece kendisi için bir şeyler yapabilmeli insan. Kendine yazmak, kendine çizmek, kendine bir şeyler öğretmek. Yaratıcı olmak yani… Yaratıcı olmak için de ilham almaya ihtiyaç var ve bunun için de etrafa biraz farklı gözle bakmak gerekiyor. Buranın da temel amacı bu, insanlar için ilham yaratmak. İçeri girdiklerinde bunun o kadar atla deve bir şey olmadığını, sadece sanatçıların resim yapmadığını, hepimizin resim, müzik yapabileceğini, hepimizin bir sürü yeteneği olduğunu ama bunların farkına varmayıp sadece hayatla yetinmeye çalıştığımızı anımsatmak istiyor. Yaratıcılığı sergilemek için sanatçı olmak gerekmiyor. Sadece çalışmak lazım, çalışmak için de vakit lazım, vakit için de sosyal ortamdan biraz çekilip kendi başına bir şeyler yapabiliyor olman lazım.”

Ünlü Nörd’ler

Bill Gates:

Dünya’nın en ünlü Nörd’ü şüphesiz Bill Gates. Kalın çerçeveli gözlükleri ve dağınık saçlarıyla nörd profiline de tam uyan bilgisayar dahisi, 20’li yaşlarında kurduğu yazılım evini yıllar içinde dünyanın en büyük şirketlerinden birine dönüştürdü ve geçtiğimiz yıla kadar dünyanın en zengin insanı ünvanını taşıdı.

Sergey Brin & Larry Page:

İnternetin en çok kullanılan arama motoru Google’un kurucuları Sergey Brin & Larry Page, Stanford Üniversitesinde Bilgisayar Bilimi okuyan, tipleri de fazlasıyla nörd gösteren iki arkadaştı. Arkadaşları sosyal çevrelerini genişletirken onlar eve kapanıp internetteki arama-bulma sistemi için devrim yaratacak bir teknoloji geliştirdi. Sonuç; Brin 18.5 milyar, Page ise 16.5 milyar dolarlık servetleriyle dünyanın en zenginleri arasında ilk 30’da yer alıyor. Ayrıca Sergey Brin, 2011’de uzay turisti olarak yörüngeyi turlamaya hazırlanıyor.

Albert Einstein:

Sanılanın aksine Albert, matematik ve diğer dersleri pek iyi olmayan, sosyal çevresi de pek geniş sayılamayacak bir çocuktu. Kendi ifadesiyle evreni ve doğayı anlama işini çocukluk dönemine değil olgunluğuna bıraktı. Albert Einstein bugün fiziğin yerleşik kuramlarını kurgulamış ve bilime tartışılmaz açılımlar getirmiş bir dahi olarak anılıyor.

Nerden Nörd?

Nerd kelimesi (Nörd okunur) ilk olarak 1950 yılında Amerika’da ortaya çıktı. Dr. Seuss’un bir roman karakteri olan Nerd, bugünkü kullanımıyla ilkin 1951 yılında Newsweek dergisinde yer aldı. Ayrıca 1940’larda kullanılan ‘nert’ (çılgın, şapşal insan) kelimesinden türemiş olabileceği de iddia ediliyor. Dünya çapında Nerd ismi yaygın olsa da kelimeyi kendi diline uyarlayan milletler mevcut. Teknoloji üreten dev markalarıyla yeterince nörd barındırdığını düşündüren Finlandiya da bu ülkelerden. Aynı dil grubunda bulunduğumuz Fince’de Nörtti kelimesi kullanılıyor.

Popüler kültürde Nörd’ler

Nörd’ler Amerikan kültüründe ilk belirdiklerinde sadece ‘beyaz’ hatta siyahlarla gelişen argoyu kullanmadıkları için ‘hiper beyaz’ oldukları düşünülüyordu. Ancak Aile Meseleleri (Family Matters) adlı bir dizide canlanan nörd tipleriyle her ırktan ve kesimden nörd’ler olabileceği anlaşıldı. 70’li yıllarda Neşeli Günler(Happy Days) adlı bir sitcom’da yer alan nörd karakterleriyle de tip kültüre iyice yerleşti. 1984 tarihli ‘Nörd’lerin İntikamı’ adlı film sayesinde nörd imajının tanımı da tam olarak yapılmış oldu. Justin Timberlake, Snoop Dogg, Britney Spears gibi ünlülerin hitlerini besteleyen Pharell Williams’ın kendi grubuna N.E.R.D adını vermesinden de anlaşılacağı üzere bu kavram giderek daha da saygın bir imaj kazanmaya başladı. Günümüzde MIT gibi önemli bilim kurumlarının profesörleri nörd’leri destekleyerek sosyal dayatmaların çocukların gelişimi için tek yol olmadığını savunuyor. Nörd tarzını şarkı sözlerinde anlatan Nerdcore hip hop türü ile nörd’ler müzikte de resmen var olmayı başarırken, 2006 yılından bu yana İspanya’da 25 Mayıs ‘Nörd Gurur Günü’ olarak kutlanıyor.

Etiketler: