İnternet, radyoculuk, globalizm, “do it yourself”, en iyi radyolar ve hepsi. Az sonra… Yayındayız!
Radyo dinleme alışkanlığını bırakalı çok oldu. Özellikle son zamanlarda MP3’ün hiyerarşisi ile radyo dinlemenin neredeyse tarihe karışmaya yüz tuttuğu bile söylenebilir. Ama böyle tarihsel ataklarda ya da devrimlerde çoğu zaman yok olmakla tehdit edilen “aktivite” ya da “olay” son nefesini verirken yaptığı büyük atılımlarla tekrar gündeme gelme olasılığını her zaman taşır. Acaba önce propaganda aracı olarak kullanılarak tarihe ismini yazdıran radyo da bu olasılığı doğru değerlendirip hayata tekrar dönebilecek mi?
Çoğu zaman radyo dinleme alışkanlığından bahsedildiğinde, ya otomobillerindeki insanlardan söz ediyoruzdur ya da zamanında televizyon ve bilgisayarla henüz tanışmamış olan geçmiş jenerasyondan. Otomobiller, genellikle radyo yayınlarını tüketmek için en uygun mekanlar olmuştur. Özellikle henüz kaset devri ile boğuşan otomobil mekanizmaları nedeniyle, radyo dinlemek cazip bir eylem haline gelmişti. Hele bir de İstanbul’daysanız ve trafik en iyi dostunuzsa, radyonun yalnızlığınızı unutturacak kısa süreli eğlenceniz olması olası.
Ama işin bir de arka yüzü var. Internet’in tüm bu dünya düzenine eklemlenerek güçlendiği global dönemde, radyoculuğa da etkisi büyük. Ortaya çıkan büyük Internet rüzgarının günlük yaşamımıza etkisi de şaşırtıcı boyutta büyümeye devam ediyor. Tabi ki bu durumun “her eve bir bilgisayar” gelişimiyle de güçlü bağını göz önünde bulundurmak lazım.
Bilgisayar çağı, globalizm, teknoloji gibi konular son beş senenin gündemini oldukça meşgul ediyor. Kimileri paranoyakça içinde bulunduğumuz çağın tehlikelerinden kaçmanın binbir yolunu arıyor, kimisi ise gittikçe küçülen teknolojinin büyük etkisinden oldukça memnun. Ama ortada bir gerçek var ki, o da sadece toplumların ve bireylerin etkilenmediği. Mevcut büyük bir rüzgar var ve bundan hem şirketler hem iş alanları, hem de tarihsel olgular etkileniyor. Radyo da önce bütün bu devrimden darbeyi alan ilk teknolojik ürün oldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında krallığını yaşayan radyo, önce televizyonun darbesine karşı koymak zorunda kaldı ve kısa süreli bir ölüm yaşadı; sonra da Fordizmin yükselişi ile otomobillere entegre bir biçimde yeniden dirildi. Şimdi ise bilgisayarlarla olan mücadelesinde bir müttefiki var: Internet radyoları.
Internet’ten müzik dinlemek aslında öyle yeni bir buluş değil, sadece son zamanlarda yeniden gündeme gelmiş bir eylem. Bunun ardında da yatan onlarca sebep var ama en önemlisinin Internet hızının artışı ile paralel olduğu söylenebilir. Hızlı bağlantılar evlere girdikçe, insanlar da oturup kendilerine ‘playlist’ yapmak zorunda kalmıyorlar; çünkü zaten yapılmışını dinleyip çoğu zaman da yepyeni müzikleri keşfedebiliyorlar. Bu da herkes için yeterince cazip hale geliyor, çünkü isteyen Japon Rock band’lerini dinleyebiliyor, isteyen BBC’nin haber kanalına bağlanıp dünyadan bilgi topluyor. Tercih etme olasılığının olması da bu sistemi büyüleyici kılıyor. Ama en büyük sorun bu işe tam olarak nasıl başlanacağı. Öyle karmaşık süreçlerden geçmeye gerek olmasa da, başlangıç için doğru adresleri bulmak önemli. Çünkü yeni olan herhangi bir şeye iyi bir başlangıç yapılmazsa, geleceğinden de bir parça kaybetmiş olabilir.
Internet’ten radyo dinlemenin birçok yolu var. Bunlardan en çok tercih edileni web tarayıcılarının kendi eklentileri ile sundukları sistemler. Bu da demek oluyor ki, herhangi bir siteyi ziyaret ettiğinizde, radyo bağlantısına tıklayarak kullandığınız tarayıcı ile herhangi yeni bir program açmadan radyonuzu dinleyebiliyor olmanız. Bu durumun hem kullanıcı hem de radyo sahibi tarafından avantajları ve dezavantajları var. En büyük avantajı bilgisayarınızda yeni bir programın ‘cpu’dan daha fazla kullanmaması, fakat yine de bir bağlantı yavaşlamasının can yaktığını hatırlatmak lazım. Ne de olsa bilgisayarınız Internet’ten kesintisiz bir radyo yayını elde etmekle uğraşıyor. Radyocuların web tarayıcılarına eklemlenen “Real Player” ya da “Windows Media Player” gibi programları tercih etmesinin sebebi ise herhangi bir şekilde radyodaki yayının izinsiz kullanımını engellemek. Bu konuda ne kadar başarılı bir önlem aldıkları ise henüz bilinmiyor ama tatmin edici olduğu kesin.
Internet radyolarını dinlemenin kullanıcı açısından en kullanışlı yöntemi ise Winamp, ITunes, Windows Media Player ve Real Player oluyor. Bu yazılımlardan Winamp hariç hepsi, bilgisayarınıza kurulduğu andan itibaren size çeşitli radyoyoları dinleme seçenekleri sunuyor. Dolayısıyla kullanıcı açısından yeterli bir radyo seçenek menüsü zaten karşınıza çıkıyor. Size de herhangi birini seçip dinleyerek elemek kalıyor. Winamp’in sistemi ise biraz daha farklı. Daha çok korsan yayıncılığı destekleyen ama bir yandan da başarısına başarı katan Shoutcast, Winamp’in en yakın dostu. Hatta Shoutcast ile kullanıcıya yönelik gelen en büyük yenilik ise “do it yourself” mantığı ile herkesin bir radyo DJ’ine dönüşebilmesi.
Internet radyoculuğunda seçenekler sonsuz ama dünyada en çok tercih edilen favoriler de mevcut. Bunlardan en büyüğü elbette ki internet radyoculuğunu çok uzun zaman önce keşfetmiş olan BBC. Her türü barındıran BBC radyoları, dünyada en çok tercih edileni ve şimdiye kadar bu işi en başarılı icra edenlerden. BBC’den sonra en geniş radyo arşivi Hollanda kaynaklı VPRO radyosuna ait. Çok uzun zamandır yerel radyo olarak varlığını sürdüren VPRO, yayınlarını arşivleme mantığına gittiği için tatmin edici seçeneklere sahip. Hatta isterseniz ünlü DJ’lerin radyo için hazırladıkları setleri de dinleyebiliyorsunuz. Karşınıza çıkabilecek tek zorluk ise sitenin Hollanda dilini kullanıyor olması ki bu da alt edilemeyecek bir engel teşkil etmiyor, konu müzik olunca.
Radyoculuğun uzandığı birçok kol var. Bunlardan en ‘undergound’ olanı Cybernetic Broadcasting adı altında yine Hollanda’dan gelen yayın. Uzun zamandır robotlara olan tutkusunu dile getirmekten geri kalmayan radyonun ana ekseni ise Clone ve Viewlexx plak şirketlerinin çizgisinden ayrılmıyor. Bu da demek oluyor ki, her yarım saate bir I-F parçası ile karşılaşmanız mümkün.
Shoutcast’in desteklediği ve uzun zamandır IDM müziğin en önemli ekseni olan Limbik Radio, Photek ve Plaid severleri bir araya getiriyor ama en büyük sorunu ara ara server’larının bozulması ve yayının kısa süreli kesintilere uğraması. Fakat zaten esaslı bir radyo dinleyicisiyseniz, kanallar arasında dolaşmanın keyfini de biliyorsunuzdur. Internet radyosu için de durum farklı olmuyor. İsterseniz Winamp ile dinledikçe etiketlediğiniz radyo kanalları arasında dolaşabilirsiniz. Bu işin en kestirme yolu açıkçası.
Daha sakin radyolar arayışındaysanız çok uzun mücadelelere tanık olmuş, internetin en güçlü ve çeşitli radyosu Soma FM’le birbirinden farklı müzikleri keşfe çıkabilirsiniz. Bu da olmadı Dub Beautiful Collective adı altında daha ortamsal yayın yapan bir radyoya yönelebilirsiniz, mesela uyumadan önce. Kısacası tercihleriniz çok fazla, kocaman bir internet derya denizi. İster Rus Halk müziği dinleyebilir, ister Japon ska dünyasında kulaklarınızı gezintiye çıkarabilirsiniz. Yapmanız gerekenler internette de radyo olduğunu ve gücünü bir kez daha hatırlamak.
Biz bunları dinliyoruz:
Dubstep.fm
Proton Radio
Mary Anne Hobes BBC Radio 1
Bassdrive
Myspace
Last.fm
DNB Radio

Elif Demirci → 05 02 2009
0