Bir mektup. 107 adet yorum. Tekrar tekrar okunan, resmedilen, dönüştürülen, sahnelenen, farklı disiplinlerden yola çıkarak içerdiği ve hissettirdiği duygular üzerinden yorumlanan ve sonunda belki de yabancılaştırma amacına ulaşan bir terk mektubu.
Bir mektup. 107 adet yorum. Tekrar tekrar okunan, resmedilen, dönüştürülen, sahnelenen, farklı disiplinlerden yola çıkarak içerdiği ve hissettirdiği duygular üzerinden yorumlanan ve sonunda belki de yabancılaştırma amacına ulaşan bir terk mektubu.
Toplumlar tarihlerini yaratıyor. Sapkın tutkularla yaratılanlar çoğunlukta mıdır bilmiyorum. Burada, öyle olduğu hissediliyor. Toplumlar tarihlerini korumak için ellerinden gelini yapıyorlar. Ortak bilincimizi koruyorlarsa ne güzel. Sadece ortak bilinç yaratıyorlarsa vah halimize. Toplum dediğimiz devlet dediğimizle karışıyor olmasın? Öyleyse toplumu devlet mi yaratıyor?
Ölüm kalım meselesi değil, kader oyunu değil, kimsenin suçu değil ama bu üç branş arasındaki farkların üzerine bir şeyler söylemek istiyorum. Son zamanlarda biz bize takıldığımız küçük topluluk içerisinde illüstrasyon kelimesine duyulan ilgi bir hayli arttı.
Sanat, oyun, protesto, yaramazlık ne derseniz deyin, bizler güvenli olduğunu düşündüğümüz sıcacık yataklarımızda mışıl mışıl uyurken şehrin yüzü değişiyor. Bazıları, kimsecikler bakmıyorken sokakları baştan yaratıyor. Kaç kişi ya da kim olduklarının pek bir önemi yok; onlar da zaten bireysel şöhretlerin peşinde değiller, sanat galerilerinde sergilenmeye ‘layık’ görülecek ‘çerçevelenmiş’ düşüncelerin bir parçası olmak istemiyorlar. Tek dertleri, [...]