
Freezepop, yani bizdeki karşılığıyla “meybuz”, adına uygun olarak rengarenk, tatlı, soğuk meyveli ve plastik bir müzik yapıyor. Ve belki de en önemli özellikleri hepsinin sıradan çocuklar olması.
Önce meybuz vardı… 32 bit, renk renk, çeşit çeşit şekerleme ve dondurmalar çıkmadan önce plastik tüp içinde dondurulmuş renkli meyve suları ortama hakimdi. Yıllar sonra oyuncaklarla hüsrana uğramış bir kız çocuğu, bir video oyunu müziği bestecisi, yeteneğine doyamayıp kendini klonlamış bir müzisyen ve dört pille çalışan Yamaha QY70 biraraya geldi. 80’lerin meybuz ruhunu 0’lar ve 1’lerle kutsadılar ve ona Freezepop adını verdiler…
Freezepop 1999 yılında Boston’da ortaya çıkmış bağımsız bir synth-pop grubu. Bitmek tükenmek bilmeyen bir video oyunu ve synthesizer sevgisi, “punk”ını ameliyatla aldırmış bir 80’ler hissiyatı ve şen şakrak, robotik şarkı sözleriyle Freezepop; popüler kültür, alışveriş estetiği ve günümüz kafası karışık gençliğinin gündelik hayatını renkli baloncuklar ile ifade ediyor.
En çılgın gençler kadar eğlenen, öte yandan “nerd” olduklarını inkar etmeyip bununla gurur duyan ekibimizi tanıyalım…
Liz Enthusiasm: Asıl adıyla Jussi Gamache grubun vokalisti ve moda diktatörü. Görsel tasarım ve web işleri, birbirinden parlak albüm ve şarkı isimleri, dillere destan şarkı sözleri ondan soruluyor. Grubun yanısıra grafik tasarım işleri yapıyor. Şarkı sözlerine zaman zaman yansıyan vahşi feminist edayı da kendisine borçluyuz. Freezepop sözcük anlamıyla bir girl-band olmasa da Liz’in yazdığı sözlerden dolayı söylem olarak dişi bir grup olarak tanımlanabilir. Yani grubun sâdası ve dış görünüşü Liz’in imzasını taşıyor.
Duke: Elma Şekeri Dükü ya da Kasson Crooker bir video oyunu dehası. Playstation 2 için Frequency ve Amplitude adlı oyunların ve Karaoke Revolution serisinin müziklerini tasarlamış. Daha önceleri Sirensong ve Splashdown gibi dream-pop gruplarında yeralmış. Symbion Project, DJ HMX, Komputer Kontroller ve Cosmonaut Zero gibi isimlerle yaptığı çeşitli müzik çalışmaları ve remix yarışmalarına katılmak gibi tuhaf alışkanlıkları var.
(The Other) Sean T. Drinkwater: Grup üyelerinden Sean’un “the other” yani “öteki” olarak anılmasının sebebi kendini klonlamış olması. Lifestyle adlı başka bir synth-pop grubunun vokalisti olan Sean, Freezepop’un oluşturulabilmesi için büyük bir fedakârlık yapıp kendini klonlamış. Aynı zamanda Probot Productions bünyesinde oyuncaklarla çekilen ve kesinlikle çocuklara önerilmeyen stop-motion parodi filmlere imza atıyor.
Yamaha QY70: Freezepop şarkılarının merkezinde yeralan bu küçük cihaz grubun gönlünde o kadar yer etmiş ki web sitelerinde grup üyelerinden bir olarak ona da yer vermişler. Birçok insanın gameboy zannettiği oyuncak görünümlü alet son derece basit bir syhntesizer. 32.000 notaya yer veren cihazda 13-14 şarkıyı yazıp saklamanız, elinize alıp biryandan tuşlarına basıp çalarak biryandan söylemeniz, coşmanız mümkün.
Freezepop da işe şarkılarını QY70’de yazarak başlamış. Zamanla bu el kadar aletin synth-pop için gayet münasip bir midi sequencer olacağını farketmişler. Şarkıları QY70 formatıyla sınırlamanın ilginç bir mücadele olacağına karar verip uzunca bir süre sadece QY70 ve vocoder kullanmışlar. Davulları ayrı, melodiyi ayrı kaydedip vokalle birleştirmek gibi ilkel yönemleri tercih ederek müzikte bir tür “Dogma” yaklaşımını benimsemişler. Bir süre sonra tekrara düştüklerini hissedince ikinci albüm için farklı çözümlere yönelmişler. Şimdilerde halâ sadece QY70’deki sesleri kullanıyorlar ama bu sesler üzerinde yoğun bir post prodüksiyon çalışması yapılıyor. Seslerin bu kadar işlenmiş olmasının sonucunda üzülerek de olsa eskiden olduğu gibi sadece QY70’larını yanlarına alıp canlı performansa çıkamıyorlar. Bazı parçalarda i-pod ile playback yaparken, QY70’ın yanısıra farklı klavyeler de kullanıyorlar. Anlaşılacağı üzere QY70’e duydukları sevgi sonsuz. Yeni çıkan QY100 modeli ile hiç anlaşamadıkları gibi emektar QY70 hakkında sürekli yazışıp durdukları Yamaha personeliyle de iyice ahbap olmuşlar. Freezepop müziğinde QY70’ın rolü zamanla değişecek olsa da herzaman yüreklerinde yaşayacağı besbelli. Görüldüğü üzere ekipman meraklısı olan Freezepop kesinlikle teknik sırlarını saklayan bir grup değil. Aksine neyi nasıl kullandıklarını merak edenlerle paylaşmaktan büyük keyif alıyorlar. Freezepop web sitesinde tam olarak hangi ekipmanı kullandıklarını, hem canlı performanslarda hem de tek tek albümlerde nasıl bir yol izlediklerini güzel güzel anlatmışlar. Hatta dayanamayıp Yamaha’yla yaptıkları yazışmaları da siteye eklemişler.
Freezepop, yani bizdeki karşılığıyla “meybuz”, adına uygun olarak rengarenk, tatlı, soğuk meyveli ve plastik bir müzik yapıyor. Ve belki de en önemli özellikleri hepsinin sıradan çocuklar olması. Hiçbiri çok yakışıklı ya da güzel değiller. Kullandıkları görsellerde de son dönem electro ve synth-pop, riot girlls gibi akımlarına da hakim olan ham ve anti-profesyonel bir yaklaşımı benimsemişler. Zaten müzikte ve sözlerde de basit ama güçlü anlatımları tercih ediyorlar. Klişelerden kaçınmıyor, kendileriyle dalga geçmeyi ihmal etmiyorlar.
İlk albümleri Freezepop Forever 2001 yılında yayınlandı. Her ne kadar eleştirmenler tarafından “küçük kardeşim Casio orguyla bunun kralını yapardı” gibi sert eleştirilere maruz kaldıysa da Playstation oyun müzikleriyle kazanmış oldukları hayranları onları yanlız bırakmadı.”Science Genius Girl” adlı şarkı “birgün bir insanı klonlarsam, grubumun üyesi olacak” mesajını veriyordu. “Get Ready to Rokk” ise “Güzel çocuk, saat 10 oldu, kalk da makyajını yap, saçına biraz jöle sür diyerek” akşam 10’da uyananlara sesleniyor, baştan aşağı siyah giymenin utanılacak bir yanı olmadığını tüm dünyaya haykırıyordu. Bir yıl sonra çıkardıkları “Fashion Impression Function” da dört yeni şarkı, beş remix, bir gizli track ve iki video vardı. “Shark Attack” televizyondaki çarkıfelek tarzı yarışmaları tefe koyarken nispeten daha yavaş “Lazy” tembelliğin erdemlerini dile getiriyordu. Aralara serpiştirilen single’lardan sonra 2004 yılında “Fancy Ultra Fresh”i yayınladılar. Müzikleri ses zenginliği açısından bir adım ileri giderek eleştirmenleri de memnun etti. Bu albümde de “I’m Not Your Gameboy” ile “bana bulaşmayın!” uyarısında bulunurken, “Boys On Film”de erkek modelleri fotoğraflayan bir kızın ve “Chess King” ile hoşlandığı kıza “ne istersen giyerim” diyen bir erkeğin hikayesini anlatarak cinsel kimlikleri tersyüz ettiler. Ama yine dayanamayıp “Duct Tape My Heart” gibi şekerli şuruplu mutlu bir aşk şarkısını da aynı albüme koydular.
Tüketim toplumu, cinsel politika, moda takıntısı, aşk meşk gibi meselelere insanı kasmadan düşük çözünürlüklü bir yaklaşımla dokunan Freezepop insanda “Çalışkan arkadaşlarım var, bak neler yapmışlar” duygusu uyandırıyor. Her anlamda basit ve bağımsız kalmayı tercih ettiklerinden böyle de devam edecek gibi görünüyor. Freezepop’la henüz tanışmadıysanız www.freezepop.com adresi eğlenceli bir başlangıç olabilir. Buradan bazı remixleri indirebileceğiniz gibi grup elemanlarının ve arkadaşlarının diğer projelerine de ulaşabilirsiniz. Hatta eğer hayatınızla ilgili her türlü probleminizi Miss Lunar Kitty’ye yazarak tavsiye almanız da mümkün. Freezepop’un küçük dünyası eğlenceli, sevimli, komik ve kesinlikle şekerli. Ama elinizi çabuk tutmazsanız eriyip üstünüze bulaşabilir. Yapış yapış ellerinizle oraya burayı ellemeyin, annenizden laf işitmeyin.
www.freezepop.com
www.probotproductions.com
Bu yazı Basatap dergisinde yayınlanmıştır. Tüm hakları Basatap dergisine aittir.
Sona Ertekin → 18 07 2009
0