Ellen Allien ve Thrills hakkında herşey

Christopher Çolak 10 05 2005

0


Berlinli Bpitch Control Records’un kurucusu ve CEO’su, Alman Electro/Techno sahnesinin en önemli figürlerinden Ellen Allien, yaklaşık 2.5 yıllık bir aradan sonra yeni uzunçalarını görücüye çıkarıyor.

‘Thrills’ ismini taşıyan yeni albüm, Ellen Allien’ın kişisel yolculuklarını, deneyimlerini ve kaydettiği ilerlemeleri dinleyicisiyle paylaştığı oldukça kişisel bir albüm. Ellen Allien ve yeni albüm “Thrills” hakkında bilmek isteyeceğiniz her şey…

“Thrills” hakkında neler hissediyorsun? Albüm seni tatmin etti mi? İstediğin şeyleri yansıttığını düşünüyor musun?

Albümden çok memnunum. Bu bağlamda en önemli olan, artık yaptığım şeylerden daha kolay tatmin olabildiğim bir noktadayım diyebilirim. Müzikal olarak DJ’lik, Bpitch Control ve özel hayatım arasında gidip geliyorum. Neler yapabileceğimi ve nasıl yapabileceğimi biliyorum. İlk albümüm “Stadtkind”, yaşadığım şehir Berlin’e yazılmış bir aşk mektubuydu. Bu şehrin bir parçası olmanın ve yıkılmadan hayatta kalmanın hikayesini anlatıyordu. “Stadkind”i yaptığımız zaman teknik olarak o belirgin sound’u yakalamış olmak çok değişikti. Çok uzun zaman almıştı ve Smash TV ile ortak gerçekleştirdiğimiz ilk prodüksiyondu. Daha önce hiç beraber çalışmamıştık. Beraber ilk adımlarımızı bu albümde atmış olduk. Daha sonra gelen “Berlinette” ise, oldukça deneysel ve sanatsaldı. Tüm dünyadaki arkadaşlarıma ve sevdiklerime teşekkür etmenin bir yoluydu. “Stadtkind” ve “Berlinette”den sonra dünya çapında bir çok turneye çıktım. İkinci albümde ayrıca turnelerde kazandığım deneyimlerin de etkisi oldu.

İlk iki albümle başarıyı yakaladıktan sonra biraz durmaya, ve kendi iç dünyamda bir arayışa çıkmaya karar verdim. “Thrills” bu süreçte ortaya çıktı. Üç albümü de birleştiren nokta ise hayatımı yansıtıyor olmaları. Her albüm, hayatta nerede durduğumu, nasıl yaşadığımı ve sonuç olarak yaşamımdaki ilerlemeleri yansıtan birer ayna. İşin thrill’i (heyecanı) da burada. Müziğin büyüklüğü ve taşkınlığı, bir plak şirketini yürütmek ,onu canlı tutma hissi, sevdiğim insanla mutlu olmak, jetlag yüzünden uykusuz kalıp uyuyamamak, derimi artık hissedemediğim zamanlar… İnsanların benim önümde tamamıyla çılgına döndükleri zamanlar. Beraber olduğumuz zaman giderek büyüyen ve kalbimizde paylaştığımızda artan bu heyecan… Hepimiz aynı şeyi arıyoruz. “Thrill” benim tüm hayatım. İç dünyamın dışavurumu.

“Bir albüm yapmak, asıl olarak dinlenmek, kendimle baş başa kalıp kendimi bulmak ve kendimle kontağa geçmek demek benim için. Gitmek istediğim yerleri belirlediğim, neler yapabildiğimi gösterdiğim bir proses. Sevdiğim şeylere bir geri dönüş…”Bunlar senin sözlerin. “Thrills”in oluşum süreci de benzer şekilde mi gerçekleşti?

Kesinlikle! Ocak ayında bir ay süreyle stüdyoya kapandım. Kendimi dış dünyadan tamamıyla soyutladım. Sadece albüm üzerine fokuslandım. Böyle anları gerçekten çok seviyorum, çok derin. Kendi derinlerime kolaylıkla iniyorum. Ama stüdyoda yalnız değildim. Prodüktörüm Smash TV ile albüm hakkındaki düşüncelerimi olgunlaştırdık.

“Thrills”in içinde duygusal kırıntılar, kişisel, özel anlar da bulabilir miyiz?

“Thrills”deki her an çok kişisel ve özel. Onu kendi ellerimle şekillendirdim, her tonu kulaklarımdan, ellerimden ve kalbimden aktı. “Thrills” tümüyle beni yansıtıyor. Ama tabii ki içinde gizli şeyler de var. Ben duygularımı, düşüncelerimi ve hislerimi insanlara müzik yoluyla anlatmayı istiyorum. Bu özel anlar ve hislerim de, dinleyiciye müziğimle ulaştığım zaman daha da büyüyorlar.

“Berlinette”den sonraki iki yıllık süreçte hayatın nasıl değişti ve gelişti?

Çok şey oldu. “Thrills”le birlikte farklı ekipmanlar ve farklı seslerle haşır neşir oldum. Tabii ki her zaman dışında Ellen Allien yazıyorsa içinde de vardır, ama bu sefer biraz değişikliğe ihtiyacım vardı. Aynı şekilde müzikal olarak da. “Berlinette”le biraz daha deneysel ve breaky yolda gitmiştim. “Thrills”le daha sıcak, duygusal bir atmosfer yaratmak istedim. Vokaller benim için artık “Berlinette”de olduğu kadar önem taşımıyor. “Thrills”de vokalleri sadece bir enstrüman gibi kullandım. Özellikle Japonya, Amerika, Kanada ve Brezilya turnelerinde yaşadığım deneyimlerin albümde büyük etkisi oldu. Beni etkileyen, belki değiştiren bir çok deneyim. Tanışılan bir sürü yeni insan, konuşulan farklı diller, değişik kültürler arasındaki yolculuk. En iyi tarafı ise yeni ve eski arkadaşlarla birlikte olmak.

“Berlinette”de Wish(dilek)’lerin vardı. Yeni albümde ise “Future is dust/Gelecek değersiz/toz” diyorsun. Dileklerine ne oldu? Gelecek hakkında ne düşünüyorsun, pesimist misin?

Hayır, pesimist değilim. Realistim. Gelecek değersiz olduğu gibi, geçmiş de öyle. Asıl önemli olan yaşadığımız anın farkında ve huzurlu olmak. Bunu yaptığın zaman zaten geleceğini de şekillendirmiş oluyorsun. Yavaşça tozun dışına çıkıyorsun. Ama kimse önceden tahmin yürütemiyor. Ve hala bir çok dilek var. Bazıları aynı, bazıları değişti ve bazıları gerçekleşti..

Albümün kapak tasarımı için ne diyeceksin? Bilinçaltında fütursuzca yüzüyor gibisin. Bunu mu istemiştin?

Evet oldukça derin bir şekilde benimle alakalı. Kendimin farkında olmak başkaları hakkındaki hislerimi keskinleştiriyor. Ve müzik de gerçekten bütün bu karanlığın içinden çıkagelen bir şey.

Albümün isminin “Thrills” seçilmesinde özel bir neden var mı?

Tabii ki! Ne anlama geldiğini söyleyeyim. Senin heyecanın benim heyecanım ve benim heyecanım senin heyecanın. Hayatımda beni heyecanlandıran şeyleri bir araya toplamaya çalıştım. “Thrill” yaşama bir bakış açısı bence. Heyecan hissi bana yeni bir kimlik ve yaşamın zor anları için güç veriyor. Beni nelerin heyecanlandırdığını bilmek istersiniz belki;
-Kulak beyinle etkileşime geçtiği ve müzik yaptığım, kurguladığım zaman,
-Bir şeyi sonuna kadar hissedebildiğim zaman,
-Metro istasyonunda yürürken ve hayatımda yolumu bulmaya çalışırken,
-Yediğim her şeyi yakarcasına dans ederken, geceyle gündüz arasındaki o noktada hiç uyumak istemediğim zaman,
-New york’u hayal ettiğim, ışıklarla aydınlatılmış rüyalar gördüğüm zaman,
-Tekerlekleri döndürürken, düğmelere basarken, müzik çalarken,
-Bilgisayarım yatağa girmeme izin vermediği zaman,
-Güzel yemekler, sanat ve aşkı ararken…

Albümdeki favori parçan hangisi? Neden?

Her parça bir şekilde favori ama “Naked Rain”i çok seviyorum, çünkü çok özel ve eşsiz bir atmosferi var.

Albümde kimlerle birlikte çalıştın?

Prodüktörüm Holger Zielske’yle. Smash TV adı altında Bpitch Control’dan release’leri var.

Albümü toparlamak, son halini vermek ne kadar zamanını aldı? “Thrills”, “Berlinette”den sonraki iki yıllık sürenin bir soundtrack’i gibi mi mesela? Albümde ne gibi yeni ekipmanlar kullandın?

Yeni albüm yapma fikri geçen yazdan beri aklımdaydı. Aslında “Berlinette”yi bitirdikten hemen sonra da yeni albümü düşünmeye başlamıştım. Ama tam olarak geçtiğimiz yaz ve sonbaharda şekillenmeye başladı. Yeni ekipmanlar arıyordum. Sözleri yazıyordum ve yeni strüktürler üzerinde çalışıyordum. Sonunda albüm Ocak ayında son halini aldı. Sevgili Arp 2000’imle değişik, sıcak, insani atmosferler yarattım. Analog makinelerle gerçekten sıcak bir atmosfer yaratabiliyorsun. Bilgisayar başında tüm gün elimde mouse’la saatlerce uğraşmaktan oldukça sıkılmıştım.

Peki 106. yayınını “Thrills”le gerçekleştirecek Bpitch Control? Hala ilk günkü heyecanı taşıyor musun? Yoksa biraz monotonlaşmaya başladı mı?

Hayır, hayır, Bpitch control benim için hala çok önemli! Bir anlamda modası geçmiş gibi görünse de çok özel bir konsepte sahip. Label olarak bir kolektif, erim noktası olmaya çalışıyoruz. Aynı evde yaşayan bir aile gibiyiz. Bu yakınlık bana yaşam için güç veriyor. Bu kanala gerçekten ihtiyacım var!

Electro/techno scene hakkındaki fikirlerin nedir?

Bence bir çok değişik duruşun, ifadenin ve stilin olması çok iyi. Bu network’ün her geçen gün geleceğe doğru geliştiğini görmek beni mutlu ediyor. Çok seviyorum!

Techno son dönemde idm ve elektronikayla sıkı ilişkiler içine girdi. Bu arada electro ise geçmişiyle sıkı bağlar kurdu. Sence bu bir trend ya da dönem mi? Electro’da son dönem yoğun şekilde hissedilmeye başlayan commercial etkiler hakkında ne söyleyeceksin?

Her sesin, tonun kendi hakkı var. Müzikal her hareket de eninde sonunda dinleyicisini bulacaktır. Diğer müzisyenleri para kazanmak istedikleri için suçlamak istemiyorum açıkçası. Dünya bu şekilde dönüyor…

Bpitch Control haricinde kimleri dinliyor ve seviyorsun?

Çok şey. Coldyplay’i, Björk’ü, Radiohead’i ve klasik müziği çok seviyorum. Warp Records, MFA ve Borderline Community gibi yeni İngiliz hareketleri…Her zaman taze, yeni ve farklı sesler peşinde olmak benim işim zaten.

Favori label’ların, prodüktörlerin hangileri?

O kadar çok ki. Şu anda Tomas Andersson, Modeselektor ve MFA’yı, bütün Bpitch Contol’u çok seviyorum. Ayrıca Apparat’ı, Drama Society’i ve Borderline Community’i beğeniyle takip ediorum. Ve, ve, ve…

Boş zamanlarında (müzik, label ve DJ’ing işleri haricinde) neler yapıyorsun?

Uyuyorum, yemek pişiriyorum, yürüyüş yapıyorum, okuyorum, yüzüyorum, öpüşüyorum, alışveriş yapıyorum, gülüyorum, çalışıyorum, tasarlıyorum…

Net label’larının giderek popülerleşmesi ve paylaşımın yanında MP3 satışlarının da giderek yükselmesi hakkında neler söyleyeceksin?

Yeni teknolojiler beraberinde bir takım avantajlar ve dezavantajlar getirir. Herkesin sevdiği müziğe daha kolay ulaşması güzel, ama müziği yapan insanların bunun karşılığını alamıyor olması üzücü. Para kazanmanın farklı yollarını bulmalıyız beklide. Mesela benim albümlerimi iTunes’da bulabilir, ucuza satın alabilir ve label’ıma para kazandırabilirsiniz.

İstanbul’daki deneyimlerinden biraz bahsedebilir misin? Şehri ve dinleyici kitlesini nasıl buldun?

Çok çok iyi bir deneyimdi. Kültürünüz beni gerçekten çok etkiliyor. Dans ediş şeklinizi de çok seviyorum. Çok seksi. Gelecek sefere daha çok tarihi ve mimari eserler görmek istiyorum.

İstanbul’da bir daha çalmak ister misin?

Tabii ki! Beni book’layabilirsiniz.

Son olarak  okuyucular için özel bir şeyler söylemek ister misin?

Harikasınız! Enerjiniz çok sıcak ve dans edişiniz çok seksi! Ayrıca Berlin ve İstanbul arasında derin bir bağ var (ama bunu siz zaten benden daha iyi biliyorsunuz.

Bu metin Clubintro‘da yayınlanmıştır. Tüm hakları Clubintro‘ya aittir.