
Michael Mayer. Alman elektronik müzik label’ı Kompakt Records’ın kurucusu. Bir ‘gece gezmesi’nde İstanbul’da karşımıza çıkıverdi…
Ofisinin içinde koca bir mutfak olan bir plak şirketi hayal edin. Hatta öyle ki günde üç saat özel aşçısı ve menüsü olan bir şirket. Almanya’nın kült elektronik müzik label’ı Kompakt Records’ın sahibi Michael Mayer’in ağzından plak şirketinin lezzet sırlarını sonunda almayı başardık.
Kompakt ismi sıkı takipçileri için oldukça önemli ve neredeyse çıkan her albümü tereddütsüz almak için bir garanti gibi. Bunu nasıl başardın? Bir label için sanatçı seçimi herhalde en zor şey olsa gerek ama sen bu konuda gayet başarılısın.
Tamamen sıkıntıdan kaynaklanıyor sanırım. Çevrendeki müziklerden ve aptalca kompoze edilmiş seslersen bir dönem öyle bir sıkılıyorsun ki yeni şeyler bulman zorunlu hale geliyor. Voigt ile bu label işine başladığımızda tamamen kendi zevkimize yönelik seçimler yapıyorduk ve hep en yeniyi yakalamaya çalışıyorduk. Her an aynı şeyleri dinlemekten çok sıkılmıştık. Tamamen kendimizi eğlendirmek amacıyla başladı yani her şey.
Voigt da ikinci kişi konumunda aslında Kompakt’ın beyin takımında değil mi? Ve ikiniz de iyi kulağa sahipsiniz?
Evet. Onun da Kompakt takımında söz sahibi olması bana hep güven veriyor.
Peki senin için böyle ‘işleri garantidir’ dediğin label’lar var mı şu sıra?
Şu sıralar Ada’nın label’ı Areal gayet iyi gidiyor.
Bir label yaratmak ilk gençlik yıllarından beri hayalin miydi yoksa her şey tesadüfler eseri mi gelişti?
Gençken label diye bir şeyin olduğundan bile haberim yoktu sanırım. Bu tarafıyla hiç ilgilenmezdim. Müzikle ve ses dizaynı ile daha yakından ilgilenmeye başladığımda olmaya başladı her şey. Bir label sahibi olduğunda olanaklarının neler olduğu konusu beni çok cezbetmeye başladıktan sonra da gerçekçi adımlar atmaya başladım bu konuda.
Yeni birinin kendini kanıtlaması kolay mı peki bu koca merkez içinde?
Hayır bu hiçbir zaman çok kolay olmadı. Sanırım bir label’ı göze kestirip onun prodüktörlerine kendini kanıtlamaya çalışmak en iyi yol bunun için. Ancak gerçekten sabırlı ve yetenekli olmak gerekli.
Bir Alman olarak ve Almanya kökenli bir label’ın sahibi olarak Almanya’nın genel sound’una yakın görüyor musun label’ın ve kendi kişisel sound’unu?
Birkaç yıl önce olsa bu soruya evet cevabını verebilirdim ama gün geçtikçe hem Kompakt’ın hem de benim sound’um değişiklikler gösterdi. Daha çok uluslararası bir sound’a dönüştü. Örneğin label bünyesinde Japonya’dan, Rusya’dan, İngiltere’den, Fransa’dan artistler var. bu yüzden de ister istemez daha uluslararası bir sound oluştu. Kendi tarzım için de bu çeşitlilik geçerli olmaya başladı. Bence asıl başarı bu. Şimdi daha başarılı hissediyorum. Başka ülkelere gidip oradan insanlarla tanışıp seninle aynı kafada olduklarını görmek en iyi yanı. Ancak Almanya da bu konuda her zaman çok iyi bir altyapıya sahip ve bence bu gün geçtikçe daha da güçleniyor. Şu an o kadar çok label ve genç insanlar için o kadar çok imkan var ki.
Yeni birinin kendini kanıtlaması kolay mı peki bu koca merkez içinde?
Hayır bu hiçbir zaman çok kolay olmadı. Sanırım bir label’ı göze kestirip onun prodüktörlerine kendini kanıtlamaya çalışmak en iyi yol bunun için. Ancak gerçekten sabırlı ve yetenekli olmak gerekli.
Peki minimal tekno ve genel anlamda minimal elektro sound’ların da giderek daha komplike ve daha çok türden etkiler taşır bir hale gelmeye başladığını düşünüyor musun?
Kesinlikle. Yani belki çok iyi bir benzetme olmayacak yani olumsuz bir benzetme olacak ama bu kanser hücreleri gibi. Yani bir yerde başlayıp etrafına yayılan ve oradaki her şeyi de içine çeken bir sistem. Müzik için ve özellikle de son dönem minimal sound’lar için bile bu geçerli. Ve henüz hiç denenmemiş o kadar çok kombinasyon var ki. Örneğin Türk melodileri içeren bir tekno track bile yapabilirim. Herkes türler içinde çok sınırsız ve inanılmaz bir kaynak var. Müzik üzerine fikirlerinizden ilk anda bir omurga oluşturmayı başarırsanız üzerine harika bir vücut yaratmak çok daha kolay.
Mp3 piyasasına da el atmak üzeresin. Kompakt’ın mp3 satın alınan bir bölümünün de olacağı konusunda fikirlerin vardı. Nasıl gidiyor proje?
Bir proje olmaktan çıktı artık, bu ay online oluyor. Bu bir tür mp3 shop olacak ve oradan birçok yeni remiks, albümlerde yer almayan track’ler indirilebilecek.  www.kompakt-mp3.de adresi de bu ay içinde aktif hale gelecek.
Çok akıllıca bir adım olsa da Kompakt gibi bir label’ın mp3 işine girmesi kimilerine tuhaf gelecek herhalde. Ne düşünüyorsun bu konuda?
Yasal yoldan elde edilebilecek iyi mp3’lerin olacağı bir bölüm bu. Label’ın kendine herhangi bir şekilde zarar vereceğini düşünmüyorum. Çünkü genelde herhangi bir albümde ya da toplamada yayınlanmamış track’ler, remiksler olacak içinde. Örneğin çok eskiden kaydedilmiş, zor bulunan ya da hiç gün ışığına çıkmamış klasik Kompakt parçalarına da teker teker ulaşma imkanı verecek. En çok bu yanı hoşuma gidiyor.
Bir label’ın özellikle de Kompakt’ın CEO’su olmanın en lezzetli tarafı ne sence?
Ofiste kocaman bir mutfağımız olması. Hergün aşçımız geliyor ve bize süper sebze yemekleri pişiriyor. 24 kişilik ofiste her gün ziyafet yapıyoruz. Patron olmakla ilgili bir şey değil ama ofisin bu hali orada olmanın en keyifli yanı.
Vejetaryen olduÄŸunu tahmin edeyim o halde.
Öyleyim. Sen de galiba?
Evet. Neyse şimdi azınlıkların yaşadığı problemlere girmeyelim. Michael Mayer olmanın en lezzetli yanı ne peki sana göre?
Bol bol seyahat etmek, DJ’lik yapmak sanırım en leziz yanı.
Delice kıskandığın ve bu plağı ben yapmalıydım ya da ben yayınlamalıydım dediğin çalışmalar oluyor mu?
Çok sık oluyor. Aslında bana böyle sorular her sorulduğunda çok kilitleniyorum. Ve bir anda aklıma hiçbir şey gelmiyor. Ya da doğru ismi söyleyemiyorum. İyi Pet Shop Boys cover’ları yapanları da çok kıskanıyorum örneğin.
Neil Tennant’tan alınmış övgüleri de var Kompakt’ın. Bu da etkili sanırım bu söylediğinde.
Son yirmi yıllık sürede çok ilham alınan isimlerden biri. Kompakt için iyi yorumları da o yüzden önemli.
Buradan yola çıkıp Kompakt hakkında içinde bolca pop da bulunan bir underground oluşum diyebilir miyiz öyleyse?
Belki ama bu beni biraz tedirgin eder. Dozun ne kadar olduğunun iyi anlaşılması gerek. Çünkü Kompakt hiçbir zaman bir sound’a körü körüne bağlı olmadı. Tabii ki tekno ilk zamanlardan beri başı çekti.
En sık hangi Kompakt artistlerini dinliyorsun?
Closer Musik ve Justus Köehncke sanırım.
Bu ara epey seyahat ediyorsun. Kendi çalışmalarına zaman ayırabiliyor musun? Neler yapıyorsun?
İstanbul’dan önce Avustralya ve Amerika turu yaptık. Seyahat etmekten kendi işlerime çok zaman ayıramıyorum gerçekten. Yeni bir projeye başlayabilecek kadar zamanım olmasa da şu sıra birkaç remiks üzerinde çalışıyorum.
Müzik haricinde neler yapıyorsun?
Yemek yapıyorum bolca. ince biri olabilirim ama yemek yapmayı ve yemeği çok seviyorum. Ofisten çok geç dönsem bile kendime yemek pişirmek için mutlaka zaman ayırıyorum. Müzik yapmak ya da remiks yapmak kadar keyif veriyor bana. Kesinlikle remiksle aynı mantık. Birçok farklı şeyi alıp tamamen yeni bir şey ortaya çıkacak şekilde birleştiriyorsun. Ve tabii ki lezzetli olmasına dikkat ederek.
Bu metin Basatap adlı dergide yayınlanmıştır. Tüm hakları Basatap dergisine aittir.
Nilhan DurmuÅŸoÄŸlu Johansen → 25 04 2005
0