Video Killed The Radiostar!


“Ben mi teknolojinin peşinden koşacağım? O benim peşinden koşsun!” Hexstatic haklı. Eye candy işini nasıl daha ileri götürsek acaba da ‘gözlerimiz’ kulaklarımıza varsa zevkten…

Geçen yıl dünyanın en iyi VJ’leri seçildiler. Kesinlikle katılıyoruz. MTV’de ilk klipler dönmeye başladığında, görsellik ve müzik ‘video’ dediğimiz şeyle yeni bir boyut kazandığında ‘video killed the radio star’ durumunu bir yerden yakaladığınızı hatırlıyorsunuz herhalde?

Onun sonrasında köprünün altından çok sular geçti, video ve müzik VJ’lik terimini oluşturmak için eş zamanlı olarak performe edilmeye başladı kimileri tarafından. Aslında bu kimileri Ninja Tune kabilesinin pırıl pırıl ikilisi Hexstatic yani Robin Brunson ve Stuart Warren Hill ilk tam anlamıyla audio-visual albüm olan “Master View”u yayınladı. Hexstatic tarafından yapılan her parça video’su ile birlikte aynı albümde 3 boyutlu DVD’si ile birlikte bu albümde piyasaya çıktı. Fikir herkesin aklına gelebilirdi ancak bunu ilk en iyi anlamda hayata geçirenler onlar oldu. Hele de sonrasında onların canlı performansına tanık olanlar parmaklarını yerken görüntülendiler.

Hexstatic ikilisiyle buluştuk, görüştük, kaynaştık, söyleştik. Çünkü yeni mix albümleri Pick ‘N’ Mix hakkında sorularımız var dedik. Onun yanında AV işinin her bir yanını çevire çevire sorduk.

Teknolojinin size ayak uyduramadığını hissetiğiniz zamanlar oluyor mu? Örneğin?

Kesinlikle. Elektronik konusunda kendi kendimizi hızlandırılmış kursa tabi tuttuğumuz oluyor. Örneğin kendi midi-crossfader’ımızı yarattık.

Peki bir sonraki icadın ne olmasını diliyorsunuz?

I-Pod üzerinden görüntü mikslemeyi ve scratch’lemeyi sağlayan iyi bir audiovisual mixer ve hack icat edilmesini bekliyoruz.

DVD üzerinden miks yapmaya olanak sağlayan ve bir VJ’in en favori aleti olmayı başaran Pioneer DVJ’ler çıkmadan önce tamamen G4 üzerinden çalışıyordunuz? Şimdi canlı performansları karşılaştırınca delicesine farklar olmalı yapım aşamasında?

Tabii ki. DVJ hayatımızı kurtardı. G4 üzerinde VidVox kullanıyorduk. Ancak şimdi laptop set up’ın yanında birçok hardware kullanıyoruz. En az iki görüntü mikseri. DVJ kullanmak tabii ki anlatılamayacak kadar çok daha iyi, her yönden. Çünkü en başta çok daha yüksek bir görsel kalite elde ediyorsunuz. Hardware de laptop’a oranla çok daha çünkü ve crash tehlikeniz yok.

AV işinin geleceğinden beklentileriniz neler? Nasıl bir gelecek 10 yıl görüyorsunuz örneğin? Bu konuda teknoloji ne kadar kendini geliştirebilir?

Bence henüz yeni başladık. Örneğin Pioneer DVJ’leri henüz son sınırına kadar zorlamadık. Scratching ve beat juggling üzerinde daha da gelişme sağlayacağız bence. Tabii bunlar Hexstatic’in geleceğinden beklentilerimiz ve tahminlerimiz. Genel anlamda teknolojiye gelirsek tahmin etmek hem çok hem de çok zor. Sanki her şey aslında bir çorap söküğü gibi birbirini takip eder durumda. Yani elinizde bir elektronik alet var ve o aletin bir sonraki evrim aşamasının ne olması gerektiğini az çok görebiliyorsunuz. Ancak siz böyle düşünürken başka biri çok farklı bir fikirle karşınıza çıkabiliyor.

O halde bir de AV olarak konuşursak sizin bir sonraki adımınız ne olmalı AV bir iş ortaya çıkarma formülleri olarak?

Bir sonraki adım 3D gözlüklerine gerek kalmadan izleyebileceğiniz ve tam bir çevresel etki yaratabilecek 3D ekranlar olabilirdi. Sanırım bunu dilerdik.

Henüz VJ’lik tanımı bile çok yaygın değilken siz audio visual’ı birlikte yapmaya başladınız. Profesyonel ve popüler anlamda da ilk sayılırsınız aslında. Şu an sadece visual yapan ve sadece VJ tanımına uyan birçok sanatçı var. Ancak belki çok azı tam anlamıyla kendi müziğine el atıyor. Genelde müzikal anlamda en yakın buldukları müzisyenle ortak çalışıyorlar. VJ, DJ ve AV olarak düşünürsek scene sizce nasıl ve nereye doğru gidiyor?

Tabii ki biz ilk başladığımızda henüz VJ’lik bile bu kadar yaygın değildi ancak şimdi gitgide artan bir popülasyondan bahsedebiliriz. Bunların ve dha sonra ortaya çıkacak birçok sanatçının bazılarının bir sonraki adımı belki müzikleri de kendilerinin yapması olacak. Bunu kestirmek ve bir öngüre bulunmak biraz zor. Biz biraz daha şanlıyız çünkü aynı zamanda bir grubumuz ve iki iş gücüne sahibiz ve ikimiz de hem müzik hem de görsel yaapabiliyoruz. Bir DJ’in tek başına özellikle de canlı performansta bu işi kıvırabilmesi hakikaten saygıya değer muhteşem bir şey. Yeteneğin yanı sıra disiplin, sabır ve pratik de gerektiren bir şey. Ancak bu şekilde çok iyi performans görmek beni en çok heyecanlandıracak ve kamçılayacak şey olur. Visual scene olarak düşünürsek tabii ki henüz çok ufak ancak kesinlikle çok hızlı gelişiyor. Bize göre en azından 5 yıl içinde DJ, VJ, AV terimleri arasındaki sınırları geçen bunları birbiri ile harmanlayan çok sayıda sanatçı olarak.

Canlı müzik performansları için alışılmış anlamda bir sahne ve ses düzeni vardır. Ve bir kişi bu işlerle biraz ilgiliyse sistemin yeterli kalitede ve tatmin edici olup olmadığını kolaylıkla anlayabilir. Ancak visual performanslar için tatmin edici bir sahnenin en önemli unsuru ne sizce?

Olabildiğince yüksek kalitede ve geniş bir ya da birkaç ekran işin temeli tabii ki. Büyük bir kalabalığa hitap edecek bir performans için bu tabii ki olmazsa olmaz şart ancak bir kulüp ortamında da daha ufak çaplı gösteriler için bile olsa tercih perde yerine ekran olmalı.

Hangisi üzerinde daha fazla zaman harcıyorsunuz, görseller mi müzik mi?

Hemen hemen eşit. Zaten tüm nokta bu bence.

Peki hangisini yapmak daha çok hoşunuza gidiyor?

Cevap yine aynı galiba. Ancak bir dönem müziği biraz geri plana aldık, visual işini biraz daha çabuk ileri göturebilmek ve ona daha fazla zaman ayırabilmek için. Ancak Big Chill için bir şeyler hazırlamaya başladığımızda yeniden ikisini birden yürutmeye başladık. Teknoloji ilerledikçe 10 sene önce saatler ayırarak yaptığınız bir işi dakika ya da saniyelere indirebiliyorsunuz ve daha değişik fikirleri uygulamaya geçirmek için daha fazla zaman bonus olarak size kalıyor. O yüzden gün geçtikçe iş çok daha keyifli hale gelmeye başlıyor.

Yeni albüm Pick ‘N’ Mix çok kısa bir süre önce piyasaya çıktı. Albümün en hoşunuza giden yanı ne oldu?

Sanctuary Records’ın arşivlerine girmemize izin verdiler. Ve koca bir katalogtan ve onlarca tür müzik arasından ne istersek seçtik. Bunları birbiriyle ya da kendi yaptığımız seslerle miksledik. Sonuçta bir audio mix CD oluştu. Ve tam bir party modu.

Şu sıralar sizi en çok etkileyen ya da sizin de bir üyesi olduğunuz audio visual grupları ya da kulüpleri hangileri?

Her zaman yakından bağlı olduğumuz‘onedotzero’ var. Birçok açıdan onlarla birlikte işler yapıyoruz. Bu kimi zaman birlikte bir çalışma yapmak şeklinde kimi zaman ise onların dünyanın birçok köşesinde sahneye koyduğu çalışmaları sadece zevkle izlemek şeklinde oluyor.

Günün birinde uzun metraj bir audio visual sinema filmi yapmayı düşünüyor musunuz?

Tabii ki harika olurdu ancak çok süper bir şey ortaya çıkarmak için gereken zamanı ve işi hayal edince biraz korkutucu.

Son dönemde en favori oyuncağınız hangisi?

Video i-Pod. Yaptığımız işi düşününce kaçınılmaz cevap.

Size göre tüm zamanların en favori arcade oyunu hangisi ve neden?

Hiç şüphesiz Tempest denilebilir. Gerçekten çok eski, old school bir vektör oyunu. Dizaynı, görünüşü ve sesi muhteşem.

Bu metin Basatap adlı dergide yayınlanmıştır. Tüm hakları Basatap dergisine aittir.

Etiketler: