Gelin birlikte tükürelim böyle sanatın içine!

Erdem Dilbaz 25 03 2011

1


Pazarlama her iş için geçerli. İnkâr eden yok. Ancak sanat sektörü burun kıvırdığı diğer özel sektörler kadar dahi dikkat etmiyor, özen göstermiyor ürünlerine. Alıcısı kısıtlı, izleyicisi alımlı sanat camiamızın müşteri garantili işlerine siz de girmek istiyorsanız hazır metinlerimizi kullanın.

Bundan 9 ay kadar önce karşı mahallenin çocuğu Erkin Gören “Yeni Başlayanlar İçin Kavramsal Sanat Tarifleri” yayımladı. Tarifler; kendi kısıtlı imkânlarıyla evlerinde sanat yapmak isteyen insanların başucu blog yazısı oldu. Eleştiriler aldı da boşuna çene yoruldu. Erkin’e hak vermeyi geçtim az bile yaptığı.

Bora Akıncıtürk de Banane Magaziné’e verdiği röportajda Türkiye’de çok fazla kural ve sanatı moda olarak gören insanlar olduğundan bahsetmiş. Doğrudur; trend olan makine parçaları kullanmaksa o da var, ulusal bir partinin gençlik kolunun dahi yaptığında kendine genç sıfatını yakıştırdığı stencil (şablonlu boyama) de var bu sanat dedikleri şeyin içinde. Yalnız bir şeye dikkat edelim; bu eleştiri sektörleşme süreci çoktan başlamış büyükşehirler için geçerli olabilir. Yoksa Anadolu’da sanat anlayışı İstanbul’dakini acımasızca sollayıp geçiyor. Hatta Anadolu’daki hareketler için bir arşivleme çalışması da başlatılmış, sonra nedense yarıda bırakılmış: http://www.directlinkproject.org/

Bizim sergiye bi metin yazisen?

Bu yazının kişisel bir derdi var. O nedenle kendimi özet geçiyorum: Düzenli iş üreten bir ‘sanatçı’ olmadığımdan sektörü besleyen yan partilere ağırlık veriyorum. Kültür endüstrisindeki yönetim eksiğini doldurmaya çalışıp elimden geleni sevdiğim projelere harcıyorum. Bu nedenledir ki yıllardır sergi metinleri yazma konusunda arkadaşlarım ricada bulunur, ben de kırmam, seve seve yazarım. Bahsi geçen sergilerin çoğunu ne görmüşümdür, ne göreceğimdir. Birkaç işin fotoğrafını gönderirler, bir de anahtar kelimeleri verirler. Sonrası bana kalmış; ver Allah ver!

Parametreleri oturmuş (şu şu şu isimler), hamleleri belli (şunu mutlaka açılışa çağırmalı!), risk almaktan uzak (belirli alan dışına çıkmayalım ya Taksim ya Nişantaşı), fonlar ne isterse ona yönelik proje hazırlayan (buna ne diyeceğimi bilemiyorum) sanat yöneticileri ve sanatçılara bir hediyemiz olsun diye farklı sergi içeriklerine yönelik kavramsal sergi metinleri haızrladık. Boşlukları doldurarak siz de kendi serginizi hazırlayabilir, arkadaşlarınıza havanızı atıp çektiğiniz bir çizginin ne menem bir şey olduğunu savunabilirsiniz.

Deneysel / Mekanik / Grafik / Naif Karma Sergiler için:

………..
“Disiplinlerarası ‘Çizgisel’ Yaklaşımlar”
Lokasyon:
Açılış tarihi:
Sergi Kapanışı:
Adres:
Telefon:

…….. ; bir grup arkadaşın kişisel çalışmalarını hem birbirleriyle hem de ziyaretçileriyle paylaştıkları disiplinlerarası bir sergidir. Sergide “çizginin” taşıdığı tarihi, bu tarihin çağdaş grafik yaklaşımlarıyla farklı yorumlanışını görecek; sanatçıların anlatımlarını izleyeceksiniz.

Disiplinlerarası bir tek medyaların çeşitliliğini değil, aynı zamanda üretilme tekniklerinin de çeşitliliğine işaret etmektedir. Sergideki çalışmalar bir araya geldiğinde sanatçılar ve izleyiciler geleneksel / dijital / video / ses / imaj formatlarında temel çizgi anlayışının geçtiği deneysel yolları bir arada görecekler.

Video İşlerinden Oluşan Karma Sergi:

…………
“Analog Kaygı, Dijital Sanrı”

…… ……. (Buraya sergi ismini yazın.);  videonun kendini ses ve görüntü katmanlarıyla sunması üzerine kurgulanmıştır. Alışılmış video tekniklerini araç olarak kullanırken yeni teknolojileri işlerinin konsepti haline dönüştüren … (Buraya sanatçı sayısını yazın.) sanatçı “……. …….” sergisinde buluşuyor. …’ye (Buraya video adedini yazın.) yakın video çalışmasını sergi süreci boyunca ….. ….. Galerisi’nde izleyebileceksiniz.

……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. ……… …….. (Buraya sanatçıların işlerini parlatarak biografilerini yaz.) (Kaç sanatçı varsa çoğalt.)

Performans Duyurusu:

……….
“Masumiyet Karinesi”

….. ….. (Buraya sanatçı ismini yazın.) 1980 sonrası toplumsal hafızamıza derinden işleyen …… – …… (Buraya kadın – erkek, asker – sivil, insan – makine gibi şeyler yazın.) arasındaki ilişkiyi bedeni üzerinden sorguluyor. Bireyin kendi bedeni üzerinde kurduğu iktidar ile toplum normlarının getirdiği resmi iktidar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları tartışmaya açan sanatçı; çağdaş performans sanatlarının imkânlarını hem kendisi hem de izleyiciler için ortaya döküyor.

….  - …. ilişkisini kamusal alana taşıyan sanatçı aynı zamanda Marina Abramovic’in …… tarihli ……. performansını tekrardan yorumlayarak aynı aracı kullanıp günümüz problematiklerine çözüm arayacak.  Sanatçı, bedenin sınırları ve avatar’ın sınırsız formları üzerine giderken izleyicilerden kendisine eşlik etmelerini bekleyecek. Sanat tarihi ve modern tarih arasındaki ikilikler üzerine kurgulanan performans ….. ….. (Buraya afili bir isim yazın.) festivalinde sergilenmeden önce ilk kez …..’da!

Sıfatları iyi bilen müşterinin hasını kapar!

Evet, şimdilik bu kadar. Emin olun şu elimizdeki 3 metin ile sınırsız kombinasyonlar geliştirebiliriz. Şimdi size bir de bu işin sırrı, metinlerin göz bebeği sıfatları, kelimeleri veriyorum. Bu sıfatları da karakterlerine göre dikkatle serpiştirirseniz ister kalantor, ister hipster, isterseniz de belediye encümenlerine hitap eden ‘başarılı’ bir metin hazırlamış olursunuz.

İşte sıfatlarınız: Kavramsal / Sanatsal / Disiplinlerarası – İnterdisipliner / Toplumsal / Spesifik (evet, direkt Türkçe) / Kollaboratif / Deneysel / Dinamik / İçsel / Pragmatik / Dramatik / Zaman – Mekan / Didaktik / Dialektik / Olağanüstü / Sürreal (evet, bu da Türkçe) / Analog / Cyborg/ Liberal Ekonomik Sistem / Makine / Sanat – Tasarım – Mimari Anlayışı / Normatif / Kolektif / Bir şey – Bir şey ilişkisi / Geleneksel / Çağdaş / Güncel / Dönemsel / Karakteristik / Özgün / Sorunsal / Problematik / Diyagram / Alengirli / Dolambaçlı / Soyutlama / Tarihi / Prestijli / Simgesel / Tezat / Olgu / İmge / Döngü / Kaos ve tabi ki Metafor!

Sanat camiamıza katkılarınızı bekliyor, Melih Gökçek’le kesiştiğimiz tek söylemle makalemize son veriyorum: Tükürürüm böyle sanatın içine!

Etiketler: