
Cihangir eskiden bağlık bahçelikti. Bu dediğim çok eski tabii; Fatih’in oğlu Cihangir, vaktiyle burdaki bağ bahçede Türk sanat musikisi sanatçısı gibi dal koklaya koklaya gezerken, Boğaz manzarasına bakarmış. Müstesna semtimiz adını, işte bu romantik şehzadeden almış.
Ben kente düştüğümde, Cihangir çoktan dersaadet entelijansına yataklık etmeye başmış, Cihangir erkeği de romantikten arızantrik (arızalı – egzantrik) üst kimliğe evrilmişti. Kimler yoktu ki yarebbim, yöresel manyak seçkisinde? Rock starından çizerine, sinemacısından solcu şairine türlü art-ist kafası, reklamcısı, goygoycusu, frankafonu, travestisi, zorro kostümü giyen bakkalı, gayi, gayimsi çakalı…
Koca bir memleketin sanat sepet işini çıkartırken, allah ne verdiyse itişen bu erkek türünün alt segmentasyonları incelemekle bitmez efendim. O yüzden göz alabildiğine genelleyeceğim; 4 temel modelde incelememiz aşağıdadır. (Bu blogdan sonra cihangir sokaklarında meşale ve tırpan ile kovalanacağımı tahmin ediyorum. Ya da scooter ve boş bira şişesiyle…)
Biiir ) Marketing Kurbanları
Son yılların gözde sporu, “Cihangir’de onenight standleme” hikayelerinin büyüsüne kapılmış adamdır bu. Ağızdan ağza, adeta domuz gribi gibi yayılan “cihangirde hatunlar teklif ediyormuş” marketingiyle, çılgın partilere koşmuştur. İş bu sebeple her ay, Akyolda bir apartmanın kalorifer kazanıyla paylaştığı dairesine 1500 lira bayılır. Kazan kira ödememekte ve / fekat duvarlara spreyle yapılmış dandik stensıllarla birlikte, eve bienal havası vermektedir. Virale kanan adam, mumuşa koşmuştur belki, bu onun sürekli çeşitli artistik procelerle para kırmayı planlamasına engel değildir. Firuzağa kahveye oturup, 8 çaya katık kaç proce bitirir (kafada), aklınız durur.
İkiii) Online Taşkafalar
Her nevi kreatif üretimin cefasını çekmek üzere tasarlanmış teknik adamlardan oluşan depresif bir topluluktur. Kazandıkları parayı yiyecek vakit bulamadıklarından içmek, çekmek, hatta bazen burna itelemek zorunda kalırlar. Onun dışında duş hariç her yerde, kucaklarında kağıt inceliğinde ve kuğu beyazlığında bi laptop oturur. Yaşandığı anda nettedirler lakin çet, tvit, feysbuk, citalk dışı insani iletişim becerileri pek gelişememiştir. Kikide japon gözlerle etrafı radarlayan ve Gerekli Şeyler’den “acı çeken/kıyafetleri yırtılmış/manga/liseli kız” oyuncağını evine alan adam bu cemaata mensuptur. Gizli cemaatlerinin iki temel sembolü; kemik çerçeveli gözlük ve beyaz (ya da tercihan su mavisi) scooterdır.
Üüüç) Semi-h-Ünlüler
Bak Semih, on küsür yıl önce çıkardığın albümü, oynadığın ağalı diziyi, kominist derginin köşesine dobraladığın yazıyı, kısaca seni, pek çıkartamadım. Elbet şu güzelim fri seks cumhuriyetinde sana da verecek birileri çıkacak, neden olmasın? Lakin bu yaşlı ve mesleksiz olduğun gerçeğini değiştiriyor mu ha? Yeni çıkardığın singılda sözlerin kuburda ve bizzat kubura yazıldığını, deri pantolununla ancak jim morrisonun sağ ta.ağına benzediğin gerçeğini, usumuzdan siliyor mu? Elinden geçtiği idda olunan kadınların ve şu an ünlü eski dostların hikayelerince üzüyorsun beni Semih. O kadar üzüyorsun ki seni düşündükçe sokaklara fırlayıp, people are strange söyleyerek vahşi danslar etmek istiyorum.
Dööört) Sefa’nın Birleştirdikleri
Eski Türk filmlerinin “Küçükbey”i, Avrupa dönüşü doğruca evdeki hizmetli dilsiz kıza hallenen konsept adamın, çağımıza yansımasıdır. Haklarında kurduğum akademik cümleleri hakkeden özgeçmişleri, newyork, london ve paris ile doldur; kendileri de ufak boy bir acans, prodüksyon firması felan yönetirler. Evlerinden brunch, crunch, parti eksik olmaz; her tür malzeme akıtılır, bademler bayıltılır. Bunların bi kısmı frankofon, bi kısmı Ankaralıdır. Aralarındaki temel fark; Ankaralıların ocakbaşında, frankofonların balık eşliğinde rakı içmesi, temel ortaklık ise son kerte self goygoycu adamlar olmalarıdır. Evleri jetset club ambiyansında döşenmiş ve duvarlarca ecnebi dergi/kitap/dvd raf çözümleri ile entellektüelizé edilmiştir.
Barbaros
1 yıl önce
Eleştiriler çok yaratıcı ve keskin.Başarılı bir eleştiri olmuş.
Bu heyecanınızı ve keskinliginizi yapıcı olma konusunda kullansaydınız tadından yenmezdi.Örneğin Nasıl bir Cihangir hayal ediyorsunuz?Cihangirde bulunduğunuz süre içinde hiç bir aktivite başlattınız mı?Mesela Evlerde camların önüne kuş besleme evi yaptınız mı?Veya orada bulunan ressamlardan hiç sokak sergisi açmaları ve bu konuda onlara nasıl öncü olunabiliri araştırdınız mı?Yazın gece hiç sokak tiyatrosu yapma teklif edildi mi veya bir bina üzerine gece sokak sineması teşkil edildi mi?Akşam sokakta oradaki cafe lerin birinde hiç şiir dinletisi yapıldı mı?
Türkiyede sanatta elit veya ona yakın insanları Cihangirde oturuyor.Bu muazzam bir fırsat.Bunun değerlendirilmemesi gerçek bir kayıp.O nedenle belki siz bu konuda öncü olursunuz.Semih beyi tanımam ama o bu konuyu geliştirebilir.
Eleştiri çok güzel bir olgu ama daha fazla yapıcı olmaya ihtiyaç var.
Sevgiler
ceylan
1 yıl önce
Cihangir, Kanuni’nin çok sevdiği sakat olan küçük oğludur. Kanuni Hurrem’İn baskıları ile oglu Mustafa (ya da Mehmet)yı öldürtünce üzüntüden onun da öldüğü söylenir.
aysegul
1 yıl önce
mini duzelti: cihangir, fatih’in degil kanuni’nin ogludur. genc yasta olur; bunun uzerine cok sevdigi semt onun adını alır
sosyal incelemeler merkezi
1 yıl önce
Başarılı bir çalışma arkadaşım, isyanına sağlık. Benzer bir yazıyı merkezimiz kısa bir süre önce yayınlamıştı. Cihangir’e genel bir bakış için buraya da buyurabilirsiniz.
http://sosyalincelemelermerkezi.blogspot.com/2010/05/mekan-analiz-cihangir.html
Largeman
1 yıl önce
o kadar güzel, o kadar çirkin ve o kadar gerçek ki…
Pilkiz
1 yıl önce
“Ağızdan ağza, adeta domuz gribi gibi yayılan “cihangirde hatunlar teklif ediyormuş” marketingiyle, çılgın partilere koşmuştur.” şapka çıkarıyorum
sera
2 yıls önce
özellikle 3. ve 4. kısımlara bayıldım. ellere sağlık, çogzel olmuş.
kinali bebek
2 yıls önce
bu makalenin ardindan kamuoyunda, cihangirin hayvanlari, cihangirin kadinlari, cihangirin cocuklari ve cihangirin yaslilari gibi devam nitegliinde inceleme/analiz yazilari beklentisi basgösterdi